ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI’NIN BÜYÜK ÖNDERİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN ANKARA’YA GELİŞİNİN 84. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYORUZ.
1919 yılı sonunda Anadolu, Mustafa Kemal Paşa’nın Sıvas’ta ve bütün çarkları birbirine çarpan çatışmalar içinde uyandırmaya çalıştığı “Ulusal Birlik” çabalarına rağmen tam bir karışıklık ve kaos içindeydi; yabancı işgaller, iç isyanlar, İstanbul’un ihaneti, yokluk, ümitsizlik, bitkinlik... Mustafa Kemal Paşa, Ankara toprağına, gerçeklerin bu havası, fakat Ankaralıların coşkun şenlikleri arasında ayak bastı.

1919 yılı sonunda Anadolu, Mustafa Kemal Paşa’nın Sıvas’ta ve bütün çarkları birbirine çarpan çatışmalar içinde uyandırmaya çalıştığı “Ulusal Birlik” çabalarına rağmen tam bir karışıklık ve kaos içindeydi; yabancı işgaller, iç isyanlar, İstanbul’un ihaneti, yokluk, ümitsizlik, bitkinlik... Mustafa Kemal Paşa, Ankara toprağına, gerçeklerin bu havası, fakat Ankaralıların coşkun şenlikleri arasında ayak bastı.
 Mustafa Kemal Paşa’nın 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelmesi, tarihin arka planına itilmiş eski bir şehri olan Ankara’yı yeniden tarih sahnesine çıkardı. Ondan sonraki olaylar ise bu şehri, çağımızda dünyanın dikkati çeken sayılı merkezlerinden biri durumuna getirdi. Eski Ankara, harap bir kaleyle, bu kalenin eteklerine serilen perişan bir Orta Anadolu kasabasıydı. Ama 27 Aralık’tan sonra bu Osmanlı kasabası, Mustafa Kemal hareketinin hem yurt ölçüsünde, hem dünyaya karşı mihveri ve merkezi oldu. Mustafa Kemal Paşa’nın yolculuğunda ve O’nun yaşamında Ankara hem bir varış, hem bir hareket noktası olarak anlam taşır.
 Mustafa Kemal Paşa 16 Mayıs 1919 tarihinde IX. Ordu (III. Ordu) Müfettişi olarak İstanbul’dan ayrılarak 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a vardıktan sonra Ulusal Savaşım’ı siyasi ve askeri alanda örgütlemek, bölgesel direniş çabalarını ulusal direniş hareketine dönüştürmek üzere çalışmalarına başlamıştı. 22 Haziran 1919 tarihinde Ulusal Savaşım’ın amaç, yöntem ve gerekçesini ortaya koyan Amasya Genelgesi’ni yayınlamış, 23 Temmuz – 5 Ağustos 1919 tarihleri arasında, Doğudaki Ermeni ve Rum tehlikesi ve tehdidine karşı Erzurum Kongresi’ni toplamış, 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sıvas’ta toplanan ulusal kongrede seçilen Temsil  Heyeti’nin başkanlığına getirilmişti. Kongre, toplantısını sona erdirirken İstanbul ile ilişki ve bağlantı henüz kesiktir. Bu ilişki kesilmesinin, ulusun emellerini dikkate alacak bir hükümet kurulmasına kadar devam edeceği ilan olunmuştu. Damat Ferit’in dördüncü kabinesi düştükten sonra yerini Ali Rıza Paşa kabinesi almıştı. Ali Rıza Paşa’nın sadrazamlığa getirildiği günden, bu kabinenin düştüğü 3 Mart 1920 tarihine kadar Temsil Heyeti ile İstanbul arasında görüşmeler sürdü. Görüşmelerden çıkan en somut sonuç seçimlerin yapılmasının sağlanmasıdır. Mustafa Kemal Paşa bu seçimlerde Erzurum milletvekili olur. Arkadaşları da çeşitli yerlerden milletvekili seçilir. Temsil Kurulu 22 Aralık 1919 tarihine kadar Sıvas’ta kalır.
 Mustafa Kemal Paşa Temsil Heyeti’nin “Batıya intikalini” yani Sıvas’tan daha başka bir yere naklini zorunlu görür. Temsil Heyeti Başkanı sıfatıyla milletvekillerini aydınlatmak için yayınladığı tebliğ ve talimatta şu olasılığı açık olarak belirtmiştir:
 “Memleketimizin bütünlüğünün ve bağımsızlığımızın korunmasını azimle isteyecek ve savunacak olan Mebuslar Meclisi’nin dağıtılması ve üyelerinin tevkifi ve sürülmesi imkan dahilindedir...”
 Nitekim olaylar, Mustafa Kemal Paşa’nın bu görüşünü çok geçmeden doğrulayacaktır. Asıl önemli sorun şuydu ki, Sıvas, yeni gelişmelerin hareket alanlarından artık çok uzakta kalmıştır. “Temsil Heyeti’nin Batıya intikali” artık ön planda gelen bir zorunluluk durumunu almıştır. Sıvas’tan daha ileriye gitmemek, Kızılırmak’ın  batısına geçmemek gibi görüşlerin artık hiçbir değeri ve dayanağı yoktur. İstanbul’da açılacak Mebusan Meclisi’nin yeni sorunlar getireceğinden başka, Ege’de Kuvay-ı Milliye de gelişmektedir. Güney Anadolu’da Çukurova, Antep ve havalisi ateşler içindedir. Sıvas’ta bocalayacak bir Temsil Heyeti, artık olay dışında kalmaya mahkumdur. Mustafa Kemal Paşa’nın ise olayların dışında  kalmaya ne niyeti ne de tahammülü vardır. Kısaca ona yeni bir yolculuk görünmektedir; Ankara yolculuğu. 
 Mustafa Kemal Paşa 22 Aralık 1919’da Sıvas’tan Ankara’ya hareket eder, 27 Aralık 1919 Cumartesi günü şehrin dışında, Sıvas-Kırşehir yolunun Ankara düzüne indiği Dikmen-Kızılyokuş sırtlarından başlayarak şehir halkı tarafından güler yüzle  karşılanır.
 Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya üç otomobillik bir kafile ile birlikte geldi. Yanındaki Temsil Heyeti üyelerinin hepsi kendi arkadaşlarıydı. Kafile Ankara Vilayet Konağı’na gelip törenler ve ziyaretler bitince Mustafa Kemal Paşa, Hükümet Konağı karşısındaki Kolordu Karargahında Ali Fuat ve Kurmay Halis Beylerle askeri durum üzerinde bir konuşma yaptı. Sonra Mustafa Kemal Paşa’yı misafir edilecekleri yere, Keçiören yolu üzerindeki Ziraat Mektebi’ne (şimdiki Meteoroloji Enstitüsü) götürüldü. Ankara’da 1882’den beri çıkan küçük vilayet gazetesi Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişini 29 Aralık 1919 tarihli nüshasında “Müdafaa-i Hukuk Heyet-i Temsiliyesi” başlığı altında heyecanlı bir dille anlatır.
 Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya gelişinin taşıdığı stratejik anlamı şu sözlerle ifade etmiştir:
 “Umumi kaide şudur ki, genel durumu yönetme ve yürütme sorumluluğunu üzerine alanlar, en önemli hedefe ve en yakın tehlikeyi, mümkün olduğu kadar yakın bulunurlar. Ankara, bu koşulları toplayan bir noktaydı...”
 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok