RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

Kriz, önemli değişikliklerin meydana gelmek üzere olduğu, dengesiz ve hassas bir zaman veya olaylar sürecidir Risk, bir düşman ya da bir başka tehlikeli durumdan kaynaklanan tehlikelerin yol açacağı potansiyel bir kayıp olasılığı ve şiddeti ile karakterize edilir. Riskin algılanması kişiden kişiye değişir. Bir kişi için tehlikeli ve riskli olan diğeri için böyle olmayabilir. Algılama liderlerin kararlarını etkiler.


 

Kriz ve risk yönetimi yapılacak her türlü faaliyette mutlaka göz önüne alınması gereken iki konudur. Çünkü bu değerlendirme kriterlerinden faydalanılmaması yapılan projelerde ve faaliyetlerde etkisini çok net olarak ortaya çıkaracaktır. Her türlü sistemde ömür devri maliyetleri mühendislik yaklaşımını en temel unsurudur. Sistemlerin kurulmasında ve işletilmesinde ömür devri maliyetleri mutlak suretle düşünülmektedir. Her sistemde kendi risklerini taşıdığına göre risk analizi ve kriz ortamlarında ki hareket tarzları mutlaka yapılmalıdır.

Silahlı Kuvvetler çatısı altında yaptığımız tüm görevler ve rutin faaliyetler, belirli oranlarda riskler taşımaktadır. Vazife gereği olan veya olmayan bütün operasyonlar risk değerlendirmesini kapsayan karar verme süreçlerine ihtiyaç duyarlar. En az komutanlar kadar diğer bütün bireyler de, potansiyel risklerin tanımlanmasından ve bunlara karşı gerekli uyarlamaların yapılmasından sorumludur. Risk karşısında gerekli kararlar, görevin önemi  ve gerekli kararların zamanlaması göz önüne alınarak risk derecesine uygun gelen bir sorumluluk düzeyinde alınmalıdır. Risk, diğer bütün askeri çalışmalarda geçerli olan aynı şekilde disipline edilmiş, organize ve mantıki düşünce süreci kullanılarak tanımlanmalıdır. Silahlı Kuvvetler için hedef, görev veya görev dışında personel ve kaynakların karşılaştığı riskleri en düşük uygulanabilir seviyeye indirerek görevin başarı şansını arttırmaktır

Risk yönetimi, karar vericilerin riski azaltmak veya ortadan kaldırmak üzere yararlandıkları bir yoldur. Risk yönetimi süreci, herhangi bir durum için en uygun eylem biçiminin seçimi ve tanımlanmasında komutana ve bireylere sistematik bir mekanizma sağlamaktadır.

 Risk Yönetiminin temel amacı milli servetimizi ve personelin sağlık ve mutluluğunu korurken, görev etkinliğini tüm seviyelerde arttırmaktır. Kayıpları azaltmanın ötesinde risk yönetimi, para, zaman ve personelin kazanılmasına yönelik fırsatların belirlenip, lehimize çevrilmesini sağlayan mantıklı bir süreçtir.

RİSK YÖNETİM SÜRECİ

Risk yönetim planı tedarik projelerinde planın bir parçasıdır. Olayların önünde giden ve çok iyi hazırlanmış bir proje planı olmaksızın etkin bir risk yönetiminden söz edilmesi güçtür. Risk yönetiminin ana hatlarını, performans, maliyet ve zaman risklerini yaratan faktörlerin sürekli izlenmesi, risk azaltıcı önlemlerin planlanması ve risk durumunun sürekli gözden geçirilmesi oluşturmaktadır. 

Risk yönetimi, projenin ömür devri boyunca sürekli tekrar eden beş adımlı bir döngüden oluşmaktadır. Bu adımlar risk planlama, risk tanımlama, risk değerlendirme, risk analizi ve risk azaltmadır.

a.           Risk Planlama: Projedeki risk yönetiminin ne şekilde yapılacağına ilişkin planlamayı içermektedir. Bu adımda projeyle ilgili ihtiyaçlar, projenin kaynakları, odak noktaları, teknikler, sorumluluklar ve gerekler ortaya konulmaktadır.

b.           Risk Tanımlama: Projede risklerle ilgili alınacak önlemler büyük ölçüde risk tanımlarına dayandırılacağı için, risk tanımlama sırasında mümkün olan en az hata ile çalışılmasına dikkat edilmektedir. Risklerin onları yaratan kaynaklar bakımından sınıflandırılarak tanımlanması, hataları en aza indirebilmek bakımından yararlı bir teknik olarak uygulanmaktadır. Risklerin sınıflandırılması:

·       Teknik Riskler: Performansın arttırılması veya kısıtlara tabi olması ile ilgili risklerdir. Tipik olarak teknik riskler, fiziksel özelliklerden, malzeme özelliklerinden, radyasyon özelliklerinden, test/modelleme sorunlarından, tümleştirme/ara yüz sorunlarından, yazılım tasarımından, emniyet gereklerinden, ihtiyaç değişikliklerinden, hata belirlemeden, harekat ortamından, teknolojinin kanıtlanmış olup olmamasından, sistemin karmaşık olmasından tek yada özel bir yükleniciye bağımlı olunmasından kaynaklanmaktadır.

·       Programsal Riskler: Projenin kontrolü dışında kalan etmenlerdir. Programsal risklerin kaynakları genellikle, malzemenin bulunurluğu, personelin becerileri, emniyet, çevresel etkiler, iletişim sorunları, işçi grevleri, ihtiyaçların değişmesi, politik destek, yüklenicinin kararlılığı, finansman, yasal düzenlemelerde değişiklik gibi konularda olabilmektedir.

·       Desteklenebilirlik riskleri: Projenin harekat ve destek fazında sistemle ilgili risklerdir. Sistemin güvenilirliği ve bakım yapılabilirliği, eğitim, harekat ve destek ekipmanı, işgücü, tesisler, ortak çalışabilirlik, taşınabilirlik, sistem emniyeti, teknik veriler desteklenebilirlik risklerine kaynaklık eden etmenler arasında sayılabilmektedir.

·       Maliyet riskleri: Finanssal sorunlara yol açan risklerdir. Teknik risklere duyarlılık, programsal risklere duyarlık, destek risklerine duyarlık, genel ve idari gider oranları, tahmin hataları maliyet risklerinin tipik kaynaklarıdır.

·       Zaman riskleri : Teknik risklere duyarlılık, destek risklerine duyarlık, maliyet risklerine duyarlık, eş zamanlık derecesi, kritik etkinliklerin sayısı, tahmin hataları zaman risklerine yol  açan etmenler arasındadır.

c.           Risk Değerlendirme: Ortaya konulan risk kaynaklarının değerlendirilmesi yapılmaktadır. Risklerin değerlendirilmesinde uzmanların görüşlerinden, benzer sistemlerle ilgili deneyimlerden, önceki projelerden alınan derslerden ve teknoloji değerlendirme raporlarından yararlanılmakta ve yapılan planlar gözden geçirilmektedir.

d.           Risk Analizi: Belirlenen risklerin sayısal değerlere dönüştürülmesi işlemlerinin adıdır. Riskleri sayısal değerler olarak ifade edilebilir hale getirmek için şu yöntemler kullanılır.

·       Riskleri niceliksel büyüklükler itibariyle düşük, orta, yüksek gibi istenen sayıda ölçeklendirerek, bu ölçeklerin her birine sayısal değerler vermek

·       Olasılık teorisini kullanarak matematiksel tekniklerden ve benzetişim tekniklerinden yararlanmak suretiyle sayısal değerleri ortaya çıkarmak

e.           Risk Azaltma: Öngörülen ve sayısal değerler olarak ifade edilen risklere karşı ne gibi önlemlerin alınmasının uygun olacağının değerlendirilmesi  ve bu önlemlerin alınmasıdır. Genel olarak, risklere karşı aşağıdaki şekillerde tepki gösterilebilmektedir. Projenin koşulları ve risklerin durumu göz önüne alınarak, bu tepkilerden biri veya birkaçı şeklinde tepki gösterilerek, risklere karşı önlemler formüle edilmektedir.

·                   Projenin yönünü değiştirerek riski yok etmek

·                   Riskin etkilerini sürekli izlemek ve kontrol altında tutmak

·                   Riske karşı herhangi bir önlem almamak

·                   Risk projedeki diğer paydaşlarla paylaşmak veya riski bir başka paydaşa tümüyle aktarmak

·                   Riski oluşturan etmenlerle ilgili bilgileri arttırmak için bu konularda araştırma yapmak

·                   Bunların kombinezonları

Belirtilen bu tepki, türlerinden hangisinin veya hangilerinin uygun olduğu konusunda bile değerlendirme yapılarak, her bir risk başlığı için uygun önlemler alınmaktadır. Alınan önlemlerden sonra elde edilen sonuçlara göre, beş adımdan oluşan risk yönetimi süreci yeniden tekrar edilmektedir.

       SONUÇ:

•        Risk yönetimi tüm personelin katılımı ile hata, aksaklık ve eksiklerin en düşük seviyeye indirilmeye çalışıldığı, planlı bir çalışma şekli olup, faaliyetlerimizde aksaklıkların  olmaması ve en az seviyeye indirilmesi için yapılan çabalardır.

•         Görevlerin yapılıp yapılmamasına karar verecek olan sıralı Komutanların doğru karar verebilmeleri için kanun, yönetmelik, yönerge direktif ve emirlerin içerikleri programda kapsanmalı ve değişiklikler zamanında işlenmelidir.

•        İlk kez, uzun süre ara verdikten sonra ve rutin olarak yapılan / yapılacak vb. gibi görevlerde risk oranlarının yüksek olacağı unutulmamalıdır.

•         Risk yönetimi programı tüm personelin katılımının sağlanması, bir yaşam tarzı olarak benimsetilmesi, bilinçlendirilmesi ve sürekli eğitimi yaptırılarak tedarikte amaçlanan hedeflere ulaşılacağı değerlendirilmektedir. 13 KASIM 2007 İstanbul

 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok