CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLERİN AÇIKLANABİLMESİ İÇİN ÖNCE ATATÜRKÇÜ TÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN NE OLDUĞUNU KAVRAMAMIZ GEREKLİDİR. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ NEDİR? ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ HANGİ UNSURLARDAN OLUŞUR? ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN, DEVLETİN KURULUŞ FELSEFESİNE YANSIMALARI NASIL OLMUŞTUR?

                BU KONUNUN AÇIKLANABİLMESİ İÇİN BİR DURUM TESBİTİ YAPILMALI, BUNUN İÇİN DE, OSMANLI DEVLETİNİ  KISACA HATIRLAMALIYIZ.

                -OSMANLI DEVLETİ 623 SENE HÜKÜM SÜRDÜ. 22 MİLYON KM2 GENİŞLİĞİNDEKİ TOPRAKLARDA UZUN BİR SÜRE EGEMEN OLDU.


                                        

                                                  

 -36 PADİŞAH-SULTAN, BUNLARDAN 29 ADEDİ HALİFE ÜNVANINI TAŞIDI.

                -PADİŞAH VEKİLİ SADRAZAMDI. TOPLAM 215 ADET SADRAZAM DEVLET YÖNETİMİNDE GÖREV YAPTI. BUNLARIN %32 Sİ BALKAN KÖKENLİYDİ.

                PADİŞAHIN DİNİ KONULARDAKİ YARDIMCISI ŞEYHÜLİSLAMDIR. TOPLAM 101 ŞEYHÜLİSLAM GÖREV PAPMIŞTIR. DEVLET YÖNETİMİNİN MUTLAK HAKİMİ OLAN PADİŞAH DEVLETİ SADRAZAM VE SEYHÜLİSLAM YARDIMIYLA YÖNETİRKEN SEYHÜLİSLAMIN ETKİSİ ZAMAN ZAMAN SADRAZAMDAN DAHA ÇOK BÜYÜK OLMUŞTUR. DİKKAT EDİLECEK OLURSA 623 SENEDE 215 SADRAZAM ORTALAMA 2.5 SENEDE BİR DEĞİŞİRKEN, 6 SENEDE BİR SEYHÜLİSLAM DEĞİŞMİŞTİR. BU BASİT HESAPTA GÖSTERMEKTEDİR Kİ DİN OSMANLININ TOPLUM VE DEVLET HAYATINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR YER TUTMAKTADIR.

                OSMANLI DEVLET SİSTEMİNİN YÖNETİMİNDE;

 BAŞLANGIÇTA, KURAN-HADİS-İCMA-KIYAS VE ÖRF HUKUKUNA GÖRE YÖNETİLMİŞTİR. YÖNETİMİN TEMEL DAYANAĞI VE HUKUKU ŞERİAT OLMUŞTUR. ŞERİAT ASLINDA DİNİ BİR İNANIŞ BİÇİMİDİR. ŞERİAT TOPLUM VE DEVLET DÜZENİ OLMUŞTUR. BİR AHLAK SİSTEMİ OLMUŞTUR. TANRI İLE KUL İLİŞKİSİNE DAYANAN YAŞAM BİÇİMİ OLAN ŞERİATIN SİYASAL OLARAK EGEMENLİĞİN KAYNAĞINI TANRILAŞTIRMAK SURETİYLE MUTLAK OTORİTEYİ EGEMEN KILMIŞTIR.

                PADİŞAH SİYASİ ERKİ KULLANIRKEN PEYGAMBERİN VEKİLİ OLARAK HALİFE YETKİSİYLE MUTLAK EGEMENLİĞİNE SAHİP OLUP, BU DURUM HALKI TEBEA OLARAK KABUL ETTİĞİ İÇİN HALKA VERİLENLE YETİNMESİ SAĞLANDIĞINDAN GELİŞİM VE DEĞİŞİM, GEÇ VE GÜÇ OLMUŞTUR.

                BU YAPI DEVLET İDARESİNDE ÇAĞIN GERİSİNDE KALDIĞI İÇİN, YABANCI GÜÇLERİN DEVLET YÖNETİMİNE MÜDAHALESİ ÖNLENEMEMİŞTİR. ASLINDA OSMANLI DEVLETİ SİYASİ BAĞIMSIZLIĞINI 1774 YILINDA İMZALADIĞI TÜRK – RUS SAVAŞI SONUNDAKİ KÜÇÜK KAYNARCA ANLAŞMASIYLA YİTİRMİŞTİR. BU ANLAŞMA OSMANLI TOPRAKLARINDA YAŞAYAN ORTADOKS HIRISTIYANLARIN KORUMASI VE HAKLARININ SAVUNULMASINDA RUS ÇARI ÖNEMLİ DERECEDE SÖZ HAKKINA SAHİP OLMUŞTUR. BU DURUM RUS ÇARLIĞININ OSMALI DEVLETİNE HER FIRSATTA İÇİŞLERİNE MÜDEHALESİNE SEBEP OLDUĞUNDAN DEVLET SİYASETEN BİR ORTAK KABUL ETMEK ZORUNDA KALMIŞTIR.

                1881 YILINDA DA EKENOMİK BAĞIMSIZLIĞIN YİTİRİLMESİNE NEDEN OLAN”DUYUMU UMUMİYE” YAPILANMASIYLA BİR KUKLA DURUMUNA DÜŞMÜŞTÜR. HALKINDAN VERGİ ALAMAZ, PARA BASAMAZ, İKDİSADİ KARARLAR ALIP UYGULAYAMAZ DURUMA DÜŞEN BU DEVLETİN, HALKININ REFAH VE MUTLULUĞUNA YÖNELİK BİR KARAR ALIP UYGULAMASI ÇOK ARZU EDİLDİĞİ ZAMANLAR OLSA BİLE ARTIK BUNUN MÜMKÜN OLMADIĞI UYGULAMADA GÖRÜLMÜŞ VE YAŞANMIŞTIR.

                İŞTE BU FECİ DURUMU KAVRAYAN ATATÜRK DAHA 1907 YILINDA ARKADAŞLARINA ŞU FİKRİNİ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEMİŞTİR. ”KÖHNELEŞEN VE HAYATİYETİNİ KAYBEDEN OSMANLI İMPARATORLUĞU GÖVDESİ ÜZERİNE DEVLET OTURTULAMAZ. ANCAK TÜRK ÇOĞUNLUĞU TOPRAĞI ÜZERİNE OTURTULABİLİR. BÜYÜK DEVLETLERE BİR TASFİYE YAPTIRTMAKTANSA, İHTİLAL İDARESİ BUNU KENDİ YAPMALIDIR.” DİYEREK TEŞHİSİ O ZAMAN KOYMUŞTUR. (F.RIFKI ATAY, ÇANKAYA, İSTANBUL 1969 DOĞAN KARDEŞ BASIMEVİ S:48)

                YENİ DEVLETİN ALT YAPISINI BU VESİLE İLE HATIRLADIKTAN SONRA ŞİMDİDE;

TÜRK  İNKILABININ  NASIL VE NEDEN DOĞDUĞUNU, OSMANLI DEVLETİNİN SON 200 YILDA GİRDİĞİ BU ÇÖKÜŞ SÜRECİ ESAS ALINARAK, DEVLETİN NEDEN ÇÖKTÜĞÜ, ÇÖKÜŞÜ ÖNLEMEK İÇİN ALINAN TEDBİRLERİN NEDEN BAŞARISIZ OLDUĞUNU BU MAKALEMDE ÜZERİNDE DURACAĞIM KONU DUR.

                EMPERYALİST GÜÇLERİN PARÇALADIĞI ÖZ YURDUMUZU KURTARMAK İÇİN; DAĞINIK, YARI BİLİNÇLİ DİRENİŞ VE KURTULUŞ ÇABALARININ BÜYÜK BİR ÖNDER TARAFINDAN BİRLEŞTİRİLMESİ YEPYENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞI STRATEJİSİ İLE, YENİ ESASLARA DAYANAN BİR DEVLETİN KURULMASI, BU DEVLETİN BİRYANDAN DÜŞMANLARLA, ÖTEYANDAN ONU İNKAR EDEN OSMANLI HÜKÜMETİYLE AKILLARA DURGUNLUK VEREN MÜCADELESİ, KURTULUŞ SAVAŞI ADINI VERDİĞİMİZ BİR DESTANI YARATMIŞTIR.

                BÜYÜK FEDAKARLIKLAR SONUCU KURTULUŞ SAĞLANDI. SIRA YENİ DEVLETİN KURULMASI VE BU DEVLETİN YAŞAMASI, GELİŞMESİ,GÜÇLENMESİ, MİLLETİN REFAH VE MUTLULUĞUNUN SAĞLANABİLMESİ İÇİN YENİ DEĞERLERİN, YENİ FİDİRLERİN, AKLIN VE BİLİMİN REHBERLİĞİNDE YENİ İLKELERİN BELİRLENİP HALKA BENİMSETİLMESİNİ ÖNGÖREN BU SİSTEME ATATÜTÜRKÇÜLÜK DENİR. İŞTE KONUMUZ BUDUR. BUNDAN DOLAYI;

                ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ YENİ BİR KAVRAMDIR. ATATÜRKÜN SAĞLIĞINDA 1930 LU YILLARIN İÇİNDE BU KAVRAMA” KEMALİZİM” ADI VERİLMİŞTİR.

                SON ZAMANLARDA ATATÜRKÇÜLÜK; KEMALİZMDEN DAHA FAZLA KULLANILMAYA BAŞLANMIŞTIR.

Türk hukuk lügatı; KEMALİZMİ ŞÖYLE TARİF EDER.”CUMHURİYETİN MİLLİYETÇİ, HALKÇI, DEVLETÇİ, LAİK VE DEVRİMCİ VASIFLARI OLUP BİZE ATATÜRK’ÜN EN KIYMETLİ EMANETİDİR. KEMALİZM TOPLUMUN MİLLİ HAYATINDAN DOĞAN GERÇEKLERE İSTİNAD EDEN BU KURALLAR ANAYASANIN BÜTÜN PRENSİPLERİNE TAMAMEN ETKİ EDER.”

                MEYDAN LARUSA  GÖRE; KEMALİZMİ, ATATÜRKÇÜLÜKLE AYNİ ANLAMDA ŞÖYLE TANIMLAR;” TÜRKİYEDE SİYASİ VE İDEOLOJİK BİR BAĞIMSIZLIK ANLAYIŞINDAN HAREKETLE BİLİMİN VE AKLIN EGEMEN OLDUĞU BİR TOPLUM YARATMAK VE BU YOLDA TÜRK MİLLETİNE BATI MEDENİYETİ İÇİNDE SOSYAL VE TARİHİ KİŞİLİĞİNİ KAYBETMEDEN HAK ETTİĞİ YERİ KAZANDIRMAK ÜLKÜSÜ, FELSEFİ VE ÇABASINA ATATÜRKÇÜLÜK DENİR.” DEMİŞTİR.

                Alman ansiklopedisi MEYER, KEMALİZMİ DEĞİL KEMALİSTLERİ TANIMLAR VE ŞÖYLE DER: ‘TÜRKİYEYİ POLİTİK VE KÜLTÜREL AÇIDAN AVRUPAYA dayamak hedefi ile kemal Atatürk tarafından kurulan bir siyasi hareketin yandaşlarına verilen isimdir.’

                Türk dil kurumu sözlüğü son baskısında; ‘ATATÜRKÇÜLÜK TÜRKİYENİN ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNE GELEBİLMESİ İÇİN,  ATATÜRK’ÜN TOPLUMSAL, SİYASAL, EKONOMİK VE KÜLTÜREL YÖNLERDEN İLERİ SÜRDÜĞÜ VE DEVRİMLERİN GERÇEKLEŞMESİNDE UYGULADIĞI İLKELERDİR.’  “KEMALİZM İSE BU İLKELERE BAĞLILIKTIR.”

                BÜTÜN BU TANIMLARDA ORTAK OLAN HUSUS; ATATÜRKÇÜLÜK KAVRAMININ DOĞRUDAN DOĞRUYA O BÜYÜK İNSANIN FİKİRLERİNDEN ÇIKTIĞIDIR.

                BİLİNDİĞİ GİBİ ATATÜRK, TÜRK MİLLETİ İÇİN YEPYENİ ESASLARA DAYANAN BİR DEVLET KURMUŞ VE ÇÜRÜMÜŞ TOPLUMSAL KURUMLARI İNKILAPLAR YOLUYLA DEĞİŞTİRMİŞTİR.

                ATATÜRK DİYORKİ;” EĞER YAPMAK İSTEDİKLERİMİ BAŞTAN AÇIKLASAYDIM, YENİ İDEOLOJİMİ İLAN ETSEYDİM,  İNKILAP  BAŞARI  KAZANMAYACAKTI.”  AMA  O  KAFASINDA  BİR İDEOLOJİ OLUŞTURMUŞTU. BAZILARI BUNU BİR İDEOLOJİ OLARAK KABUL ETMEZLER GEREKÇELERİDE İDEOLOJİNİN DEĞİŞMEZLİĞİNİ SÖYLEYEREK ATATÜRKÇÜLÜĞÜN DURAĞAN OLMADIĞINI İFADE EDERLER. BU DOĞRUDUR AMA BURADA AKADEMİK OLARAK İDEOLOJİNİN ANLAMINA BAKARSAK “UYUM İÇİNDEKİ DÜŞÜNCE SİSTEMİNE İDEOLOJİ DENİR.” İFADESİNDEN YOLA  ÇIKARAK,

 ATATÜRKÇÜLÜK  ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK İDEOLOJİLERİNDEN BİRİSİDİR. AMA BU İDEOLOJİ STATİK DOĞMATİK KALIPLAŞMIŞ DEĞİŞMEZ KURALLAR DEĞİLDİR. DEVLET DÜZENİ VE TOPLUMSAL YAŞAMDA BİR UYUM İÇERİSİNDE OLAN BU İLKELERİ KENDİ SAĞLIĞINDA HİÇ SAPMADAN VE TAVİZ VERMEDEN UYGULADIĞINI GÖRÜYORUZ.

                BU GÜNLERDE; KARŞILAŞTIĞIMIZ MANEVİ SORUNLARI, DİNSEL İLKELERLE,

ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNE ULAŞMA AMACINIDA EKONOMİK SORUNLARI ÇÖZDÜĞÜMÜZDE MODERNLEŞME HEDEFİMİZİN GERÇEKLEŞECEĞİNİ DÜŞÜNEN BİR ZİHİN YAPISI İÇERİSİNDEYİZ. BUNUN YETERLİ OLMAYACAĞINI GÖRMEMİZ, TOPLUMU TOPYEKÜN EĞİTİM, KÜLTÜR VE YAŞAM TARZIYLA DEĞİŞTİRMEDİĞİMİZ TAKDİRDE DÜŞÜNÜLEN MODERNLEŞME HEDEFİMİZİN OLUŞMAYACAĞINI KABUL ETMEMİZ LAZIMDIR. ATATÜRK’ÜN BİZE ÖNERDİĞİ SİSTEM BİR BÜTÜNDÜR. BUNUN PARÇA PARÇA HAYATA GEÇİRİLMESİ SİSTEMİN KENDİ İÇİNDE ÇATIŞMA VE TIKANMASINA NEDEN OLACAĞINI KAVRAYAMADIK. MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNE ULAŞMANIN BU ŞEKİLDE BÖLÜK PÖRÇÜK  İLKELER UYGULAMAKLA MÜMKÜN OLMAYACAĞINI, ESAS OLAN İNSANIMIZIN ZİHİN YAPISINI DEĞİŞTİRMEDEN TOPLUMDA HİÇBİR ÖNEMLİ YENİLİK YAPILAMAYACAĞINI BİLEN BÜYÜK ÖNDERİN, İNSAN AKLINA GÜVENEN YENİ BİR TOPLUM OLUŞTURMAYI AMAÇLADIĞINI DÜŞÜNÜRSEK, HALEN UYGULADIĞIMIZ SİYASETİN BAŞARISIZ OLACAĞI ENDİŞESİNİ TAŞIMAKTAYIM.

                ÖZÜNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU BİR DEVRİMDİR. BU DEVRİMİN AMACI; BİR ULUS DEVLETİ YARATMAKTIR. ESKİ DEVLETİN İÇİNDEN YENİ BİR SİYASİ REJİM MEYDANA GETİRMEK DEĞİL BÜTÜN KURUM VE KURULUŞLARININ FELSEFESİYLE, MANA VE MAHİYETİYLE YENİ BİR DEVLET KURMAK OLDUĞUNA GÖRE, BU DEVLETİN TEMEL DAYANAĞIDA TÜRK HALKI OLACAKTIR.

                İŞTE BUNDAN DOLAYI; “TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KURAN TÜRKİYE HALKINA TÜRK MİLLETİ DENİR.” DİYEREK, CUMHURİYETİN; LOZANDA ÇİZİLEN SINIRLAR İÇİNDE, YAŞAYAN HALKIN TÜMÜNÜ, YANİ HİÇ BİR SOSYOLOJİK AYIRIM YAPMAKSIZIN, DİNİ IRKI, VE KÜLTÜREL AYIRIM YAPMAKSIZIN TÜRKİYE HALKINI İŞARET ETMİŞTİR.

                BERABER YAŞAMA ARZUSU İLE KURULAN CUMHURİYETİN YURTTAŞLARI OLARAK KURULUŞTA BENİMSENEN DEĞERLER VE KURUMLARI KORUMAK, GELİŞTİRMEK ÜLKÜSÜ ETRAFINDA TOPLANAN TÜRKİYE HALKININ SİYASAL VE KÜLTÜREL BİR AYRIŞMAYA GİTMEDEN CUMHURİYETİN TEMEL DEĞERLERİNİ GELİŞTİRMELİYİZ.

BUNLAR TÜRK MİLLETİNİN BAĞIMSIZLIĞINI, BÜTÜNLÜĞÜNÜ, ÜLKENİN BÖLÜNMEZLİĞİNİ, YURTTAŞLARIN HUZUR VE MUTLULUĞUNU LAİK CUMHURİYETİ VE DEMOKRASİYİ, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ÇERÇEVESİNDE KORUMAK VE KOLLAMAK ESASINA DAYANIR.

                İŞTE BUNDAN DOLAYIDIR Kİ, ATATÜRK İLKE VE INKILAPLARININ ARTAN BİR ORANDA BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE BENİMSENMESİ VE GELİŞİMİNİ SÜRDÜRMEK TEMEL ÇABAMIZDIR.

                BU GÜN İNSANLIK ALEMİNDE ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI, ARTAN BİR ORANDA BENİMSENMEKTE, BAĞIMSIZLIĞINA YENİ KAVUŞAN ÜLKELER ONUN KURDUĞU TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ BİR ÖRNEK OLARAK KABUL ETMEKTEDİR.

                ATATÜRK İLKELERİ, T.C.’NİN TEMEL DEĞERLERİDİR BUNLAR;

1.CUMHURİYETÇİLİK 2.MİLLİYETÇİLİK 3.HALKÇILIK 4.LAİKLİK 5.DEVLETÇİLİK 6.İNKILAPÇILIK OLARAK 1937 SENESİNDE DEVLETİMİZİN ANAYASASINA GİREREK VAZGEÇİLMEZ DEĞERLER OLARAK KABUL EDİLMİŞTİR.

                ATATÜRKÇÜLÜĞÜ BENİMSEMEMİŞ BAZI ZÜMRE VE ŞAHISLAR, ZARARLI FİKİRLERİNİ MİLLETE BENİMSETMEK MAKSADIYLA, BİLEREK VEYA BİLMEYEREK ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINI YANLIŞ YORUMLAMAYA VE KENDİ İNANAÇLARI DOĞRULTUSUNDA BU KONUYU İSTİSMAR ETMEKTEDİRLER. BİRBİRİNE HİÇ BENZEMEYEN, HATTA TAMAMEN ZIT GÖRÜŞLERİ ATATÜRK’ÜN FİKİR VE DÜŞÜNCELERİ GİBİ TANITMAK İSTEMELERİ VE BUNUN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ YILIN YANİ CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BİLE OLMASI ÜZÜNTÜ VERİCİDİR. NİTEKİM; ATATÜRK’ÜN;

 

                İNKILAPÇILIK İLKESİNİ                    İHTİLALCİLİK

                HALKÇILIK İLKESİNİ                         SINIFÇILIK

                DEVLETÇİLİK İLKESİNİ                     SOSYALİZM

                MİLLİYETÇİLİK İLKESİNİ                   FAŞİZM

                LAİKLİK İLKESİNİ                             DİNSİZLİK

                CUMHURİYETÇİLİK İLKESİNİ DE 1 NCİ, 2 NCİ CUMHURİYET GİBİ NUMARALAMAK SURETİYLE TANITMAK VE AMACINDAN SAPTIRMAK İSTEMİŞLERDİR. HAKİKAT HİÇTE ÖYLE DEĞİLDİR. BUNU YAPANLAR  ASLINDA GERÇEĞİN ÖYLE OLMADIĞINI DA BİLİYORLAR.

                ATATÜRK’ÜN YENİ TÜRKİYE DEVLETİNİ KURARKEN ORTAYA KOYDUĞU TAM BAĞIMSIZLIK VE KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLİ EGEMENLİK İLKESİNİN TEMELİNDE YATAN GERÇEK, ONUN İNKILAP VE İLKELERİDİR.

                BUNLARI BİRBİRİNDEN AYIRMAK VE TEK TEK DEĞERLENDİRMEYE TUTMAK BÜYÜK BİR YANLIŞLIK OLUR. ONUN İLKE VE İNKILAPLARI BİR BÜTÜNDÜR. DEVLETİN DAYANDIĞI TEMEL ESASLARDIR. BUNLARIN BİRKISMINI UYGULAYIP DİĞER BİR KISMINDAN VAZGEÇMEK DEVLET SİSTEMİNİN DÜZENLİ İŞLEMESİNE MANİ OLUR. BUNDAN DOLAYI ONUN İLKE VE İNKILAPLARI GÜÇLÜ DEVLETİ ÖNGÖRMEKTEDİR. DEVLET GÜCÜNÜ TÜRK ULUSUNDAN ALMAK SURETİYLE, HALKIN YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI ERGLERİNE SAHİP OLAN ORGANLARIN AHENKLİ ÇALIŞMASINI TEMİN İÇİN GEREKLİ OLAN UYGULAMANIN ESASLARIDI HER İLKENİN VE HER İNKILABIN BÜTÜNÜ OLUŞTURMADA AYNİ DÜZEYDE ÖNEMİ VE DEĞERİ VARDIR.

C U M H U R İ Y E T Ç İ L İ K   İLKESİ;

BİR ÇOK YAZAR, CUMHURİYETİ HEM BİR DEVLET ŞEKLİ VE HEMDE BİR HÜKÜMET ŞEKLİ OLARAK KABUL EDERLER.

                DEVLET ŞEKLİ OLARAK CUMHURİYET, EGEMENLİĞİN BİR KİŞİYE VEYA ZÜMREYE DEĞİL, TOPLUMUN TÜMÜNE AİT OLDUĞU BİR DEVLETİ İFADE EDER. AYRICA CUMHURİYET SEÇİM İLKESİNE DAYANAN BİR HÜKÜMET SİSTEMİ ANLAMINI TAŞIMAKTADIR.

                TÜRKİYE DE CUMHURİYETİ İLAN EDEN 29 EKİM 1923 TARİHLİ “TEŞKİLATI ESASİYE (ANAYASA) KANUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUNUN “TÜRKİYE DEVLETİNİN ŞEKLİ HÜKÜMETİ, CUMHURİYETDİR.” DEMEK SURETİYLE CUMHURİYETİ BİR HÜKÜMET ŞEKLİ OLARAK VASIFLANDIRMIŞTIR.

                1924 ANAYASASI İSE;” TÜRKİYE DEVLETİ BİR CUMHURİYETDİR”. DİYEREK CUMHURİYETİN BİR DEVLET ŞEKLİ OLDUĞUNU VURGULAMIŞTIR.

                CUMHURİYET; 1924 ANAYASASININ 102 NCİ 1961 ANAYASASININ 9 NCU, 1982 ANAYASASININ DA 1 NCİ VE 4 NCÜ MADDESİNDE CUMHURİYETÇİLİK İLKESİNİ, ATATÜRK’ÜN DEVLET ANLAYIŞININ TEMEL İLKESİNDEN BİRİ OLDUĞUNU KABUL EDER VE MİLLİ EGEMENLİĞİN TABİİ SONUCU OLARAK GÖRÜR.

                İŞTE BUNDAN DOLAYIDIR Kİ ;

                TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN CUMHURİYETÇİLİK İLKESİ, HALKÇILIK ESASINA DAYANAN DEMOKRASİNİN,

                MİLLİYETÇİLİK KAVRAMIYLA BİRLEŞMESİNDEN VE LAİKLİK HARCI İLE ÖRÜLMESİNDEN MEYDANA GELMİŞTİR.

                ASLINDA CUMHURİYET BİR FAZİLET İDARESİDİR.

                BU NEDENLE ATATÜRKÇÜLÜK HERHANGİ BİR YABANCI SİYASAL AKIM YADA İDEOLOJİ İLE AÇIKLANAMAZ VE MUKAYESE EDİLEMEZ.

                ŞÜPHESİZ, BİR DEVLETİN ADININ CUMHURİYET OLMASI VE DEVLET BAŞKANININ VERASET YOLUYLA İKTİDARA  GELMİŞ  OLMAMASI  O DEVLETİN MİLLİ EGEMENLİK İLKESİNE DAYANAN “DEMOKRATİK “  BİR REJİME SAHİP OLDUĞUNU GÖSTERMEZ.

                ESAS OLAN DEMOKRATİK CUMHURİYETDİR. PEK ÇOK CUMHURİYET İDARELERİNDE İSTİPDAT, BASKI SİNDİRME VE KORKUYA DAYANAN UYGULAMALARIN VARLIĞI BİR GERÇEKTİR. BUNA KORKU CUMHURİYETİ DENİR. BÖYLE UYGULAMALARDA İNSANLAR ŞEREF VE HAYSİYETTEN YOKSUN DURUMA DÜŞÜRÜLÜR. CUMHURİYET İÇİNDE EN BÜYÜK TEHLİKE BU ŞEKİLDEKİ UYGULAMADIR.

CUMHURİYETİMİZİN 86 NCİ YILINDA “ MİLLİ EGEMENLİK KAVRAMININ CUMHURİYET İDARESİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ  ÜZERİNDE DURULMAZ İSE ANALİZİMİZ NOKSAN KALIR.

 CUMHURİYETİN İLANINI İZLEYEN YILLARDA ULUSUMUZ COŞKULU BİR ETKİNLİK VE YARATMA DÖNEMİ YAŞAMIŞTI. BÜYÜK ÖNDERİMİZİN ÖLÜMÜ İLE BU ÇOŞKU VE ETKİNLİK AZALDI.

                BUNUN YENİDEN  BAŞLAMASI EN BÜYÜK DİLEĞİMDİR.

 

ULUSUMUZUN FELAKETLİ GÜNLERİNDE, 22 HAZİRAN 1919 DA AMASYADAN  DUYGU  YÜKLÜ VE TARİHİ  BİR BELGE  YAYINLANDI.

PEK ALIŞKIN OLMADIĞIMIZ VE İÇERİĞİNİDE TAM OLARAK KAVRAYAMADIĞIMIZ, BU GENELGENİN ULUSA YOL GÖTEREN BİR BUYRUK OLDUĞUNU ANLADIK.

 

COŞKU DOLU  VE GÜVEN VEREN BU GENELGE DE ŞÖYLE DENİYORDU:

 

”VATANIN BÜTÜNLÜĞÜ VE MİLLETİN İSTİKLALİ TEHLİKEDEDEDİR.

 

İSTANBUL HÜKÜMETİ ÜZERİNE ALDIĞI SORUMLULUĞUN İCAPLARINI YERİNE GETİREMEMEKTEDİR.

 

BU HAL MİLLETİMİZİ ADETA YOK OLMUŞ GÖSTERİYOR.

 

MİLLETİN İSTKLALİNİ, YİNE MİLLETİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR.”

 

 DİYE BAŞLAYAN BU HAYKIRIŞIN İÇİNDE, İKİ ÖZLÜ SÖZCÜK VARDI Kİ, BUNLARDAN BİRİSİ “MİLLETİN İSTİKLALİ” DİĞERİDE “MİLLETİN AZİM VE KARARI” İŞTE  BU  KARARDIR Kİ;

YALNIZ İŞGAL GÜÇLERİNE KARŞI BİR KURTULUŞ MÜCADELESİ   DEĞİL,

“HAKİMİYET ALLAHINDIR” DİYEREK, TANRI ADINA ULUSU YÖNETTİĞİ GEREKCESİYLE EGEMENLİĞİN KAYNAĞINI KUTSALLAŞTIRAN,  SALTANAT  VE HİLAFET YÖNETİMİNE  KARŞIDA BİR KURTULUŞ MÜCADELESİNİN  BAŞLADIĞINI  ANLIYORUZ.

SALTANAT VE HİLAFET ESASINA DAYANAN BU YAPI ASIRLARDIR, TÜRK İNSANININ AKLINI VE VİCDANINI  KONTROL ALTINDA TUTUYORDU. ARTIK TÜRK ULUSU “KENDİNE VE KENDİNE ÖZGÜ ANLAMA GÜCÜ İLE KENDİ SORUNLARINI ÇÖZÜMLEME CESARETİNE  “AMASYA BİLDİRİSİ İLE” KAVUŞUYORDU.

 

ERZURUM VE SİVAS’DA ŞEKİLLENEN, ANKARA’DA EYLEME DÖNÜŞEN, VE 3.5 YIL ZORLU BİR MÜCADELE İLE İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARI  YENİLGİYE  UĞRATARAK  TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULDU.

 CUMHURİYET, HEM BİR DEVLET ŞEKLİ, HEMDE BİR HÜKÜMET ŞEKLİ DİR.

 

DEVLET  ŞEKLİ OLARAK CUMHURİYET, EGEMENLİĞİN BİR KİŞİ VEYA ZÜMREYE DEĞİL, TOPLUMUN TÜMÜNE AİT OLDUĞUNU,

 

BİR HÜKÜMET ŞEKLİ OLMASI İSE; BAŞTA DEVLET BAŞKANI OLMAK ÜZERE, DEVLETİN BAŞLICA ORGANLARININ, SEÇİM İLKESİNE GÖRE KURULMASI, VERASET İLKESİNİN GEÇERLİ OLMADIĞI ANLAMINA GELİR.

 

CUMHURİYET; İSTER DEVLETİN İDARE ŞEKLİ, İSTER  SEÇİM İLKESİNE DAYANAN BİR HÜKÜMET SİSTEMİ OLARAK DÜŞÜNÜLSÜN, BU ASLINDA DOĞRUDAN DOĞRUYA EGEMENLİK HAKKININ KULLANILMASIDIR Kİ, 

BU  DA  MİLLİ  İRADE  DEMEKTİR.

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İLANINI  DÜZENLEYEN 1921 TARİHLİ  TEŞKİLAT-I ESASİSİYE  (ANAYASA) KANUNUN BAZI MADDELERİNİ DEĞİŞTİREN KANUN;  “TÜRKİYE DEVLETİNİN ŞEKLİ HÜKÜMETİ,  YANİ  HÜKÜMET ŞEKLİ CUMHURİYET DİR  DER.

 

1924 ANAYASASI İSE; TÜRKİYE  DEVLETİ  BİR CUMHURİYET DİR DİYEREK,  CUMHURİYETİN BİR DEVLET ŞEKLİ OLDUĞUNU KABUL EDER.

SONRAKİ; 1961 VE 1982 ANAYASASILARINDA 1 NCİ MADDE OLARAK DEVLETİN ŞEKLİ ”TÜRKİYE DEVLETİ BİR CUMHURİYET DİR.” DER. 24 ANAYASASINI 102 NCİ, 61 ANAYASASINI 9 NCU VE 82 ANAYASASININ DA, 4 NCU MADDESİ, DEVLETİN ŞEKLİNİN CUMHURİYET OLDUĞU HAKKINDAKİ HÜKÜM İLE İKİNCİ MADDEDEKİ, CUMHURİYETİN NİTELİKLERİ VE 3 NCÜ MADDEDEKİ DEVLETİN BÜTÜNLÜĞÜ, RESMİ DİLİ, BAYRAĞI, MİLLİ MARŞI VE BAŞKENTİ’NİN ANKARA OLDUĞU HUSUSUNDAKİ  HÜKÜMLERİNİN DEĞİŞTİRİLEMEYECEĞİ VE BUNUN TEKLİF DAHİ EDİLEMEYECEĞİ  BELİRTİLMİŞTİR.

 

GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE GİTTİKCE ARTAN VE BİLİNEN ÇEVRELERCE DESTEKLENEN;

“HAKİMİYET ALLAHINDIR” DİYEREK 623 SENE ULUSUN YAZGISINA HAKİM OLAN OTORİTENİN KURAN DAKİ DAYANAĞINI ARADIM.

 

PEYGAMBERİN; ALLAHIN RESULÜ / YANİ ELÇİSİ OLDUĞUNU BELİRTEN PEK ÇOK AYET OKUDUM. AMA VEKİLİ OLDUĞUNU BELİRTEN  HİÇ BİR  AYETE  RASTLAMADIM.

ALLAH TARAFINDAN PEYGAMBERE DAHİ VERİLMEYEN BİR VEKALET HAKKI, NASIL OLUYORDA RAST GELE BİR KULA, OSMAN OĞULLARINDAN  SIRADAN BİR İNSANA VERİLMİŞ OLABİLİR.

 

HIRİSTİYAN İNANIŞINDA PAPA, ALLAHIN “İSANIN” VEKİLİDİR.

EĞER MÜSLÜMANLARDA;  PEYGAMBERİ TANRININ VEKİLİ KABUL EDER VE BİR VEKİLİ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜRSE O ZAMAN MÜSLÜMANLIKTAN ÇIKMIŞ, HIRISTIYAN  İNANIŞINA  DÖNMÜŞ  OLUR.

BEN BURADA, İNANÇLAR ARASINDAKİ DOĞRU VE YANLIŞI DEĞİL, ELÇİ  İLE VEKİL, ARASINDAKİ FARKI VE BUNUN İKDİDARLARI KUTSALLAŞTIRMADA ARAÇ OLARAK KULLANILMASI  YANLIŞLIĞINA  DİKKATİNİZİ  ÇEKMEK İSTİYORUM.

PEYGAMBER KENDİSİNDEN SONRASI İÇİN BİR VEKİL TAYİN ETMEMİŞTİR. ANCAK;

İSLAMİYETDE SEÇİMLE İŞ BAŞINA GELMİŞ İLK DÖRT HALİFEDEN SONRA, HALİFELİK MÜESSESİ DİNEN, HUKUKEN, AKLEN VE FİİLEN SONA ERMİŞTİR.

ÇÜNKÜ HALİFELİK BU DÖRT KİŞİDEN SONRA TEMEL FELSEFESİNİ KAYBETMİŞTİR. HALİFEYE PEYGAMBERİN VEKİLİ GÖZÜYLE BAKMAK YANLIŞTIR. VE KÜFÜRDÜR.

 

MÜSLÜMANLIKTA  CUMA NAMAZINDA  HUTBELER  ALLAH VE ONUN  ELÇİSİ/ RESULÜ  PEYGAMBER  İÇİN OKUNUR.

 ASIRLARCA HALİFE VE PADİŞAH İÇİN HUTBE OKUNMASI ŞAHIS EGEMENLİĞİNİ GÜÇLENDİRMİŞTİR. ASIRLARDIR TOPLUMU GERİ BIRAKAN CEHALET  BUNDAN  BESLENMİŞTİR.ÖZELLİKLE “CUMA HUTBELERİNİN” NAMAZDAN ÖNCE OKUNMASI VE SONRA CUMA NAMAZININ KILINMASI MUAVİYE DÖNEMİNDE BAŞLAYAN VE CAMİDE/MESCİTDE TOPLANAN İNSANLARIN YAPILACAK PROPAGANDAYI DİNLEMESİNİ MECBUR BIRAKMAK İÇİN UYGULANMIŞTIR.BU GELENEK OSMANLIDA DA DEVAM ETMİŞTİR.BU GÜNDE AYNİ UYGULAMA SÜRDÜRÜLMEKTEDİR.PEYGAMBERİMİZ ZAMANINDA CUMA HUTBESİ NAMAZDAN SONRA, YANİ BU GÜNKÜ BAYRAM HUTBELERİNDE OLDUĞU GİBİ NAMAZDAN SONRA OKUNDUĞUNU PEK ÇOK GERÇEK DİN ADAMLARI BİLMEKTEDİR.

 

NİSA SURESİ 58 NCİ AYETİNDE;

 

“GERÇEKTEN ALLAH SİZE EMANETLERİ EHLİNE VERMENİZİ, İNSANLAR ARASINDA  HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN  ADALETLE HÜKÜM VERİNİZ”  BUYURUR.

 

YİNE NİSA SURESİNİ 59 NCU AYETİNDE

 

ALLAHA İTEAT EDİN, PEYGAMBERE VE SİZDEN OLAN İDARECİLERE  İTEAT EDİN

 

BİR ŞEY HAKKINDA ANLAŞMAZLIĞA DÜŞERSENİZ TANRIYA VE ELÇİSİNE BAŞVURUNUZ” DER.

 

 TANRININ VEKİLİNE BAŞ VURUNUZ  DEMEZ.

 

HAZRETİ PEYGAMBERDE: ”MÜŞAVERE EDEN BİR KAVİM, İŞLERİN EN DOĞRUSUNU BAŞARMIŞ OLUR” DİYEREK

 KURDUĞU DEVLETİ KISMEN DEMOKRATİK ESASLARA OTURTMUŞTUR. O HALDE ,PADİŞAH- HALİFE TANRI ADINA ULUSUN  EGEMENLİK HAKKINI KULLANMASI  ULUSUN EGEMENLİK HAKLARININ  GASBEDİLMESİYDİ.

 

BU NEDENLEDİR Kİ YENİ TÜRK DEVLETİNİN ANAYASASINDA ” EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” DİYEREK TÜRK ULUSUNNUN GASBEDİLEN  HAKLARINI  1 KASIM 1922 TARİHİNDE TBMM NİN 1 NCİ DÖNEM 130 NCU OTURUMUNDA KABUL EDİLEN BİR KANUNLA SALTANAT KALDIRILDI.

ULUSUN GASBEDİLEN HAKLARI GERİ ALINDI.

 

 3 MART 1924 TARİHİNDE DE HİLAFET KALDIRILARAK, LAİK BİR DEVLET VE TOPLUM  SİSTEMİNİ YARATMANIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL KALDIRILMIŞ OLDU.

BU DA ATATÜRK’ ÜN ULUSUMUZA KABUL ETTİRDİĞİ EN BÜYÜK ESER LAİKLİKTİR.

BUNA MUKABİL, YIKTIĞI EN GÜÇLÜ MÜESSESE DE HALİFELİKTİR. ÇÜNKÜ;

SALTANAT VE HİLAFET MİLLET  EGEMENLİĞİNİN  KULLANILMASINDA  EN BÜYÜK  ENGELİ OLUŞTURUYORDU.

 

BÖYLECE; LAİKLİK İLKESİ ULUSAL EGEMENLİĞİN TAMAMLAYICI BİR ÖGESİ OLMUŞTUR. ÇÜNKÜ HALİFELİĞİN KALDIRILMASIYLA;

ONUN TEMSİL ETTİĞİ DİNSEL YAPILI DEVLETİN OTORİTESİNİ TEŞKİL EDEN ŞEYHÜLİSLAMLIK MAKAMINDAN BAŞLAYARAK, ONUN UZANTISINI OLUŞTURAN ŞEYHLERİN, DERVİŞLERİN, SEYYİTLERİN, TEKKE, ZAVİYE VE TARİKATLARIN OSMANLI TOPLUMUNDA YURT SATHINDAKİ YAYGIN EGEMENLİĞİNE SON VERİLMİŞTİR.

 BÖYLECE ULUSUN ÖZGÜRLEŞMESİ SAĞLANMIŞTIR.

 

MİLLİ EGEMENLİK: DIŞ GÖRÜNÜŞÜ BAKIMINDAN HÜR VE BAĞIMSIZ YAŞAMAYI YANİ BAĞIMSIZLIĞI DIŞA KARŞI MİLLET BÜTÜNLÜĞÜNÜ VE BİRLİĞİNİ HALK İRADESİNİN GERÇEK EGEMENLİĞİNİ  İFADE EDER.

 

MİLLİ EGEMENLİĞİN: İÇ GÖRÜNÜŞÜ BAKIMINDAN DA KENDİ KENDİNİ YÖNETMEYİ, KENDİNE HÜKÜMET EDECEK KURULU SEÇMEYİ, “DEVLET İÇİNDE EN ÜSTÜN BUYURMA KUDRETİ OLARAK TANIMLADIĞIMIZ HAKİM OTORİTENİN TEK BİR SAHISTA DEĞİL MİLLETİN BİZATİHİ KENDİSİNDE OLDUĞUNU İFADE ETMİŞ  OLURUZ.

 

BU BAKIMDAN MİLLİ EGEMENLİĞİN;

·         SİYASİ  BAĞIMSIZLIKLA  ELDE  EDİLEBİLECEĞİNİ,

·         HAKİMİYETİN KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİN OLDUĞUNU,

·         DEMOKRATİK DÜZENİ GEREKTİRDİĞİNİ,

·         TANRISAL İRADEYE DEĞİL, MİLLİ İRADEYE DAYANDIĞINI GÖRMÜŞ OLDUK.

 

MİLLİ İRADE: FERDİ  İRADELERİN TOPLAMINA EŞİT DEĞİLDİR. FERDİ İRADELERİN BİR ARAYA GELMESİNDEN, KAYNAŞMASINDAN, BİRLEŞMESİNDEN  MEYDANA GELMİŞTİR.

 

BUNDAN 86 YIL ÖNCE,  29 EKİM 1923 DE İLAN EDİLEN TÜRKİYE  CUMHURİYETİ, BÜYÜK  ÖNDERİMİZİN  İFADESİYLE;

 TAM BAĞIMSIZ, MİLLET EGEMENLİĞİNE DAYANAN, MİLLİ BİR DEVLETTİR. VE ŞÖYLE DEMİŞTİR.

                “CİHAN TARİHİNDE BİR CENGİZ, BİR SELÇUK, BİR OSMAN DEVLETİ TESİS EDEN VE BUNLARIN HEPSİNİ HADİSELERDE TECRÜBE EDEN TÜRK MİLLETİ, BU DEFA DOĞRUDAN DOĞRUYA KENDİ NAM VE SIFATINDA BİR DEVLET TESİS EDEREK BÜTÜN FELAKETLERİN KARŞISINDA DOĞUŞTAN TAŞIDIĞI KABİLİYET VE KUDRETLE YERİNİ ALIR.

 

MİLLET, MUKADDERATINI DOĞRUDAN DOĞRUYA ELİNE ALDI, VE MİLLİ SALTANAT VE EGEMENLİĞİ BİR ŞAHISTA DEĞİL, BÜTÜN FERTLERİ TARAFINDAN SEÇİLMİŞ VEKİLLERDEN MEYDANA GELEN BİR YÜCE MECLİSTE TEMSİL ETTİ.

 

İŞTE O MECLİS, YÜCE MECLİSİNİZDİR” DEMİŞTİR.

 

BİR DEVLETİN İDARE ŞEKLİNİN CUMHURİYET OLMASI, BİR VEYA İKİ MECLİSİNİNDE OLMASI  MİLLİ EGEMENLİK İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR.

DEVLETİN ADI CUMHURİYET OLUP DA DEVLET BAŞKANIN, VESAYET YOLUYLA  İKDİDARA GELMEMİŞ OLAN PEK ÇOK DEVLET VAR. BU DEVLETLER MİLLİ EGEMENLİK İLKESİNE DAYANAN  DEMOKRATİK BİR REJİME SAHİP OLDUĞUNU GÖSTERMEZ,

 

 KENDİSİNİ CUMHURİYET OLARAK VASIFLANDIRDIĞI HALDE, GERÇEKTE NE MİLLET EGEMENLİĞİ İLE NEDE DEMOKRASİ İLE HİÇ BİR İLGİSİ OLMAYAN DEVLETLER TARİHDE VARDI, BU GÜNDE PEK ÇOK ÖRNEKLERİ VARDIR.

OYSA ATATÜRK’ÜN ANLAYIŞI, SADECE HÜKÜMDARLIĞIN REDDİ ANLAMINA GELEN CUMHURİYETCİLİK DEĞİL ONUN ANLAYIŞI  DEMOKRATİK  CUMHURİYETCİLİK TİR.

 

EGEMENLİK CUMHURİYET İLİŞKİSİNDE; DESPOTİZMİN YARATTIĞI KORKU, MONARŞİNİN PEŞİNDEN KOŞTUĞU ŞEREF DEĞİL,

DEMOKRASİNİN; CUMHURİYETİN  PRENSİBİ OLAN FAZİLETTİR. BU NEDENLE BÜYÜK ÖNDERİMİZ; CUMHURİYETİN  DAYANAĞI AHLAKİ  PRENSİBİN  FAZİLET OLDUĞUNU, VURGULAYARAK,

 “CUMHURİYET İDARESİ FAZİLETLİ VE NAMUSKAR İNSANLAR YETİŞTİRİR.” “SULTANLIK KORKUYA TEHDİDE  DAYANDIĞI İÇİN, KORKAK, ZELİL, SEFİL REZİL,  İNSANLAR  YETİŞTİRİR. ARADAKİ FARK BUNDAN İBARETTİR DİYEREK”, ONURLU İNSANLARIN DEMOKRATİK CUMHURİYET ORTAMINDA  YETİŞEBİLECEĞİNİ  BELİRTMİŞTİR.

 

BÜYÜK ÖNDERİMİZ; 27 OCAK 1923 GÜNÜ; İZMİR DE ANNESİNİN MEZARI BAŞINDA ŞÖYLE DEMİŞTİR ;

 “..ANNEMİN MEZARI BAŞINDA VE TANRININ ÖNÜNDE AND İÇERİM Kİ ULUSUN BUNCA KAN DÖKEREK ELDE ETTİĞİ MİLLİ EGEMENLİĞİN KORUNMASI VE SAVUNULMASI İÇİN GEREKİRSE ANNEMİN YANINA GİTMEKTE HİÇ BİR ZAMAN DURAKSAMA GÖSTERMEYECEĞİM, ULUSAL EGEMENLİK UĞRUNA CANIMI VERMEK,  BENİM İÇİN VİCDAN VE NAMUS BORCU OLSUN.

..OSMANLI İMPARATORLUĞU TARİHE KARIŞMIŞTIR. ULUSUMUZ YENİDEN BİR DEVLET KURMUŞTUR. TÜRK DEVLETİ, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ONUN HÜKÜMETİ TARAFINDAN YÖNETİLİR”.DİYEREK

 EN BÜYÜK ESERİMDİR DEDİĞİ TÜRK CUMHURİYETİ İÇİN HER FEDAKARLIĞA KATLANMAYA DA HAZIR OLDUĞUNU  BELİRTMİŞTİR.

 

SONUÇ OLARAK; ATATÜRK’ÜN BÜTÜN DEVRİM VE İLKELERİ ULUSAL EGEMENLİK KAVRAMININ BİRER KİLİT TAŞINI TEŞKİL EDER. BU NEDENLE ATATÜRK DEVRİM VE İLKELERİNDEN HERHANGİ BİRİNDEN ÖDÜN VERENLER ULUSAL EGEMENLİK HAKLARIMIZDAN ÖDÜN VERMİŞ OLURLAR.

BU ATATÜRK VE ONUN DEVRİMLERİNE KARŞI DUYARSIZLIK OLDUĞU GİBİ BU ULUSA VE  DEVLETE  KARŞIDA  İHANETTİR

.

CUMHURİYETİMİZİN 86 NCİ YILINDA EN BÜYÜK İHANETLERİ GÖRMEKTEN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ.DEMOKRATİK AÇILIM ADI ALTINDA YÜRÜTÜLEN BÖLÜCÜLÜK FAALİYETİ ÜLKENİN KURULUŞUNDA BENİMSEDİĞİ DEĞERLERİ VE KURUMLARI TAHRİB EDECEK NİTELİKTEDİR.BİR ÜLKE BENİMSEDİĞİ DEĞERLER VE KURUMLSRLA VAR OLUR AKSİ TAKDİRDE ÜLENİN MİLLİ BİRLİĞİ VE BÜRÜNLÜĞÜNÜ BOZACAK BU YAKLAŞIMLAR SON DERECE TEHLİKELİ BİR DURUM YARATMIŞTIR. AYRIŞIYORUZ. BU DA BİZİM BİRLİĞİMİZİ PARÇALAMAKTADIR. TEHLİKE BURADADIR.CUMHURİYETİN 86 ALTINCI YILINDA GELDİĞİMİZ NOKTA ÜNİTER YAPIYI PARÇALAMAKTIR.BUNDAN DAHA BÜYÜK TEHLİKE NE OLABİLİR?

 01 KASIM 1922 DE  SALTANATI KALDIRIP MİLLET EGEMENLİĞİNİ KURDUĞUMUZ  SÜRENİN 87 YILIN SONUNDA GELDİĞİMİZ NOKTAYA DİKKATİNİZİ ÇEKER, SAYGILARIMI SUNARIM.

 

 SAYGILARIMLA 

 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok