SOĞUK SAVAŞ SONRASI GÜVENLİK ANLAYIŞINDA DÖNÜŞÜM


                                                                   HALİL ŞİMŞEK
                                                                   TUĞGENERAL
                                                                   SKA KOMUTANI
                                                                   22.12.2000

 NOT:Bu tebliğ 11 OCAK 2001 Tarihinde Harp Akademilerinde sunulmuştur. 17ARALIK 2004 Beklentimizin neden gerçekleşmeyeceğinin bir kanıtı olarak bu tebliğ güncellik kazanmıştır.Günlük yazılarım başlığı altında sitemde  yer verdim. Hoşgörünüze sığınarak saygılarımı sunarım.


SAYIN KOMUTANIM, BAŞKANIM, SAYGIDEĞER KONUKLAR
SOĞUK SAVAŞ SONRASI GÜVENLİK ANLAYIŞINDAKİ DÖNÜŞÜM KONUSUNDA
KİŞİSEL DÜŞÜNCELERİMİ AÇIKLAMA İMKANI VERİLDİĞİ İÇİN SAYIN KOMUTANIMA
ŞÜKRANLARIMI ARZ EDERİM.


 


SAYIN BAŞKANIM,

         KONUYA BİRBİRİNİN KARŞITI OLAN İKİ TERİMİN ANLAMINI AÇIKLAMAK SURETİYLE BAŞLAYACAĞIM.

         GÜVENLİK; İNSANLARIN EN TEMEL YAŞAMA HAKKI  ÜLKELERİNDE; BENİMSEDİĞİ KURALLARIN VE DEĞERLERİN KORUNMASIDIR. BUNU TEHLİKEYE DÜŞÜREN TEHDİTTİR.

         TEHDİT İSE; BİRİNİN GÖZÜNÜ KORKUTMAK, TEHLİKE MEYDANA GETİRMEKTİR.

TEHDİT İÇİN İKİ UNSURUN ORTAYA ÇIKMASI LAZIMDIR. BUNLARDAN BİRİSİ KABİLİYET DİĞERİDE NİYETTİR.

NİYET VE KABİLİYET BİRLEŞİNCE TEHDİDİN KRİZ SAFHASI BAŞLAR. SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE GÜVENLİK VE TEHDİT KONUSUNDA DEĞERLİ HOCAMIN VERDİĞİ BİLGİLER IŞIĞINDA SOĞUK SAVAŞ SONRASINDAKİ GELİŞMELERİ ÖNCE GLOBAL SEVİYEDE SONRADA TÜRKİYE'YE ETKİLERİ AÇISINDAN BÖLGESEL OLARAK ARZ EDECEĞİM.

1.        GLOBAL SEVİYEDEKİ GELİŞMELER:

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE ASKERİ GÜÇLERLE DESTEKLENEN, İDEOLOJİK AĞIRLIKLI VE İKİ KUTUPLU DÜNYA GÜVENLİK SİSTEMİ 9 KASIM 1989 TARİHİNDE BERLİN DUVARININ YIKILMASIYLA SONA ERMİŞTİR.

         GELİŞMELER ABD'LERİNİN LİDERLİĞİNİ, RUSYA'NIN ZAYIFLIĞINI, ÇİN'İN EKONOMİK ASKERİ VE TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜK YARIŞINDA VAR OLDUĞUNU KANITLAMIŞTIR.

         DÜNYA EKONOMİK AÇIDAN, BARIŞÇI BİR ENTEGRASYONA GEÇERKEN, GÜVENLİK ALANINDA, BÖLGESEL SAVAŞLAR, GÖÇ VE ETNİK ÇATIŞMALAR, RADİKAL AKIMLAR, ORGANİZE SUÇLAR, TERÖR, KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASI İLE GENEL GÜVENLİK VE BARIŞ ORTAMI BOZULMUŞ, YENİDEN SOĞUK SAVAŞ ÖNCESİNDEKİ DÜZENSİZ VE KARGAŞANIN HAKİM OLDUĞU ÇOK KUTUPLU BİR DURUMA GELMİŞTİR.

         HALEN, ORTA DOĞU'DA, BALKANLARDA, KAFKASLARDA, AFRİKA'DA, ORTA ASYA'DA VE UZAK DOĞUDA, KLASİK ANLAMDA BARIŞLA SAVAŞ ARASINDA DEĞİŞEN ŞİDDETTE TEHDİT, KRİZ VE ÇATIŞMALAR YAŞANMAKTADIR. BU GELİŞMELERE ADİL BİR ÇÖZÜM ÜRETİLEMEMEKTEDİR.

 

2.        GLOBAL SEVİYEDE TEHDİT NEDENLERİ

SÜPER GÜÇLERİN İÇERİSİNDE YER ALDIĞI, BÜYÜK ORDULARIN KULLANILARAK TOPRAK İŞGALİ VE SINIRLARI DEĞİŞTİRECEK İSTİLACI TEHDİTLER ŞİMDİLİK ORTADAN KALKMIŞTIR. ANCAK GELİŞMİŞ ÜLKELERİN MODERN EĞİTİMLİ VE İYİ DONATIMLI ORDULARI VARLIĞINI SÜRDÜRMEKTEDİR. BU ORDULAR BİRBİRLERİNE KARŞI KULLANILMAYACAĞINA GÖRE ÖNCELİKLE ENERJİ KAYNAKLARI, HAMMADDE VE TÜKETİM PAZARLARI İLE ULAŞIM HATLARININ EMNİYETİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KULLANILACAKTIR. BU NEDENLE GELECEKTEKİ TEHDİTLERİN TEMEL SORUNLARINDAN BİRİSİ

SORUN 1-ENERJİ VE HAMMADDE KAYNAKLARIDIR

         Dünya nüfusu Dünya petrol Dünya doğalgaz  Dünya petrol  Dünya doğalgaz

         içindeki nüfus tüketiminde   tüketimin-deki   rezervleri       rezervleri

         payı (%)         -ki payı (%)         payı (%)     içindeki          içindeki

                                                                                payı (%)   payı (%)

ABD          4,5                 25,5            24,3            4                 3,4

AB            6                    19,7            14,5            1,6              3,9

Rusya        2,5                    5,2           18,75          4,8              34,4

Japonya    2,1                     8,5             3               0,05             0,05

Toplam   15,1                  58,9            73,4            10,85           10,75

Çın         21                              4,5              8,1            2,4              1,00

 

         DÜNYA ENERJİ ÜRETİM VE TÜKETİMİNE AİT DEĞERLERE BAKACAK OLURSAK, DÜNYA NÜFUSUNUN YAKLAŞIK % 15'İNE SAHİP OLAN ÜLKELER, DÜNYA PETROLLERİNİN % 59, DOĞAL GAZIN DA % 74'NÜ  TÜKETMEKTEDİRLER. NÜFUSUN % 15'İNE SAHİP BU GELİŞMİŞ VE GÜÇLÜ ÜLKELER, TÜKETİMDE % 70 ORANINDA ORTALAMA PAYA SAHİPKEN. REZERVLERİ İSE % 11 CİVARINDADIR. ENERJİ AÇIKLARI GİTTİKÇE ARTMAKTADIR. BU ÜLKELERİN HAYATİ ÇIKARLARI ENERJİ KAYNAKLARINDA ODAKLANMAKTADIR. BU NEDENLE BİR KISIM ÜLKELER VE BÖLGELER İÇİN KLASİK ANLAMDAKİ ASKERİ TEHDİT DEVAM EDECEKTİR DEMEKTİR.

 

SORUN 2-MİLLİYETÇİLİK AKIMLARI VE DEVLETLERİN BÖLÜNMESİ

         TİCARETİN LİBERİZASYONU, STRATEJİK KAYNAKLARIN BULUNDUĞU BÖLGELERDEKİ TOPLULUKLARI BÖLGESEL AZINLIKLAR OLARAK ÖN PLANA ÇIKARMIŞTIR GELİŞMİŞ ÜLKELER, KARŞILARINDA ZAYIF ÜLKELER GÖRMEK İSTEDİKLERİ İÇİN BU AZINLIKLARI TAHRİK ETMEKTEDİRLER. İÇ DİNAMİKLERİ KUVVETLİ OLAN AVRUPA "BÖLGESEL AZINLIK DİLLERİ AVRUPA ŞARTI" VE "KOPENHAG KRİTERLERİ" İLE ALT KİMLİKLERİN ORTAYA ÇIKMASINI TEŞVİK ETMEKTEDİR. BU GELİŞMELER BM'İN TARİHİNE BAKACAK OLURSAK ENDİŞE YARATMAKTADIR. ÇÜNKÜ BM'İN NÜVESİ OLAN CEMİYET-İ AKVAM KURULDUĞUNDA; ÜYE SAYISI 22 ÜLKE İKEN, BM'E DÖNÜŞTÜĞÜNDE 52, 1997 YILINDA 185, 2000 YILINDA 189 ÜLKE, BM'E ÜYEDİR. 2005 YILINDA BM'E ÜYE ÜLKELERİN SAYISININ 195, 2015 YILINDA DA 245 OLMASI BEKLENİYOR. BU BİR KEHANET DEĞİLDİR, TESPİTTİR. BU ARTIŞIN BİR ÇOK SEBEBİ VARDIR, ANCAK TEMEL SEBEP KUZEYİN ZENGİN VE GELİŞMİŞ ÜLKELERİ (İSVİÇRE 38.350 DOLAR) İLE, GÜNEYİN YOKSUL VE AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERİ (SİERA-LEONA 130 DOLAR) ARASINDAKİ UÇURUM (294 KATI) GİTTİKÇE BÜYÜMEKTE. KÜRESELLEŞMENİN BİR SONUCU OLARAK ZAYIFLAYAN ÇOK ULUSLU DEVLETLER BÖLÜNMELERE MECBUR KALMAKTADIR. BUNUN ÖRNEĞİ,

 

 SORUN 3-SOVYETLER BİRLİĞİNİN DAĞILMASINDA GÖRÜLMÜŞTÜR :

         COĞRAFYA İTİBARİYLE DÜNYANIN EN BÜYÜK VE ASKERİ YÖNDEN GÜÇLÜ DEVLETİ OLAN SOVYETLER BİRLİĞİ; 1991 YILINDA DAĞILARAK 15 AYRI CUMHURİYETE BÖLÜNMÜŞTÜR. BU DAĞILMANIN TEMEL SEBEBİ, ABD TARAFINDAN "EKONOMİ POLİTİĞİN" DIŞ POLİTİKADA ETKİN BİR ŞEKİLDE KULLANILMASIYLA ELDE EDİLEN SONUÇTUR.

DİĞER TARAFTAN ALMANYA'NIN ASKERİ VE EKONOMİK GÜCÜNÜN ETKİ ALANINDAKİ YUGOSLAVYA 7 PARÇAYA, ÇEKOSLOVAKYA DA İKİYE AYRILMIŞTIR.

ÇÜNKÜ ÜLKELER ARASINDA GİDEREK ARTAN SİYASİ VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ, MAL, HİZMET, SERMAYE, İNSAN VE BİLGİNİN SERBEST DOLAŞIMI KÜÇÜK DEVLETLERİN DE YAŞAMASINI KOLAYLAŞTIRMIŞTIR. KÜÇÜK DEVLET, ULUSLARARASI SİSTEMDE GÜVENLİK AÇISINDAN KORUNDUĞU GİBİ EKONOMİK AÇIDAN DA YAŞAMASI İÇİN GEREKLİ HİMAYE VE DESTEĞİ BULABİLMİŞTİR.

EKONOMİK GÜCÜ ÜSTÜN OLAN DEVLETLERİN DESTEKLEDİĞİ BU YENİ KÜRESELLEŞME STRATEJİSİNDE KURALSIZ, KURUMSUZ VE YOZLAŞMIŞ YÖNETİMLERİN EGEMEN OLDUĞU ÜLKELERDE BÖLÜNME, BİLİM VE TEKNOLOJİ İLE DESTEKLENEN KURALLI VE KURUMLAŞAN ÜLKELERDE DE BÜTÜNLEŞMENİN OLACAĞI ANLAŞILIYOR. BU GELİŞMELER GELECEKTE ÇATIŞMA VE BÖLGESEL SAVAŞLARA DA NEDEN OLACAKTIR.

 

SORUN 4-KÜLTÜR ÇATIŞMASININ YARATTIĞI TEHLİKE VE TEHDİTLER

         SAYIN BAŞKANIM

         1929 YILINDA DÜNYA EKONOMİK BUHRANI YAŞARKEN, DEVLET KAVRAMINA PEK UYGUN DÜŞMEYEN VE BİR MANGA ASKERİ GÜCÜ İLE AVRUPA HRİSTİYAN KÜLTÜRÜNÜN MERKEZİ OLAN VATİKAN, 7 HAZİRAN 1929'DA BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETMİŞTİR. 1944 YILINDA, 450 TÜMENİ OLAN STALİN'İN "VATİKAN'IN KAÇ TÜMENİ VAR" DİYE ALAYA ALDIĞI BU DEVLET BUGÜN VARLIĞINI SÜRDÜRMEKTEDİR. HALBUKİ STALİN'İN GÜCE DAYALI SİSTEMİ ÇÖKMÜŞTÜR. BU BİZE TEK BAŞINA ASKERİ GÜCÜN, GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI İÇİN YETERLİ OLMADIĞINI EKONOMİK GÜÇ İLE İÇ YAPIYI KUVVETLENDİREN "KÜLTÜRÜN" ÖNEMİNİ KANITLAMIŞTIR. ORTAK KÜLTÜRÜN OLUŞUMUNDA İKİ TEMEL ÖĞE VARDIR BUNLARDAN BİRİSİ "DİL" DİĞERİ DE "DİN" DİR. GÜNÜMÜZDE YILDIZI PARLAYAN "AVRUPA'NIN ORTAK KÜLTÜRÜNDE" ASLINDA 16 FARKLI DİL KULLANILMAKTADIR. BU BİR ZAYIFLIKTIR. ANCAK "DİN" ÖNEMLİ BİR FAKTÖRDÜR. AVRUPA, GÖÇ, İLTİCA VE MÜLTECİLER İLE BUNLARIN SEBEP OLDUĞU KÜLTÜR FARKLILIĞINI TEHDİT OLARAK GÖRMEKTEDİR. AVRUPA KÜLTÜRÜ İÇİN BİRLEŞTİRİCİ FAKTÖR "DİN" DİR. "AVRUPA HIRİSTİYAN KÜLTÜRÜ" DEDİĞİMİZ ZAMAN HIRİSTİYAN İNANÇ DEĞERLERİNDEN BESLENMİŞ "VATİKAN'IN GÖZETİMİNDEKİ İNSANLARIN ŞEKİLLENDİRDİĞİ YAŞAM TARZI VE DEĞERLER SİSTEMİDİR". BU KÜLTÜRDE, TÜRKİYE'YE YER YOKTUR YAKLAŞIMI, ASLINDA TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN "HIRİSTİYAN" "MÜSLÜMAN" ÇATIŞMASINDAKİ ÖN YARGILARLA BESLENEN BAKIŞ AÇISINDAN KAYNAKLANMAKTADIR. BU ÇATIŞMAYI EN GÜZEL İFADE EDEN SÖZCÜKLERİ 1854 YILINDA, KARDİNAL NEWMANN "TÜRK TARİHİ" ÜZERİNE LİVERPOL'DA VERDİĞİ BİR SERİ KONFERANSLARDA DİLE GETİRMİŞTİR.

         KARDİNALE GÖRE; "VİZİGOTLARDAN SARASENLERE DEĞİN, HIRİSTİYANLIK DİNİ İLE TEMASA GEÇEN BÜTÜN IRKLAR, KAVİMLER ER GEÇ HIRİSTİYANLIĞI KABUL ETMİŞLERDİR. BU GENEL KURALIN TEK İSTİSNASI TÜRKLERDİR. TÜRKLER HIRİSTİYANLIĞI KABUL ETMEK ŞÖYLE DURSUN, HIRİSTİYANLIĞI ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞMIŞLARDIR; TARİH SAHNESİNE ÇIKTIKLARI 1048 YILINDAN BERİ, HIRİSTİYAN DÜŞMANLIĞININ ÖNCÜSÜ, SÖZCÜSÜ, SİMGESİ OLMUŞLARDIR. BU YÜZDEN TÜRKLER, KATOLİK KİLİSESİNİN (VATİKAN DEVLETİ) XI YÜZYILDAN İTİBAREN EN ÖNEMLİ SORUNU, DÜŞMANI OLARAK GÖRÜLMÜŞTÜR. HATTA, PAPALIK DEVLETİNİN SON BİN YILI TÜRKLERLE SAVAŞARAK GEÇMİŞTİR DE DENEBİLİR."

         "TÜRKLERİN SAVAŞ GÜCÜNÜ İNKAR ETMİYORUM. AMA İŞTE BU GÜÇ, ONLARI, İMANIN VE UYGARLIĞIN AMANSIZ DÜŞMANI YAPIYOR. ONUN İÇİN, TÜRKLERLE SAVAŞMAK ONLARI YOK ETMEK ZORUNDAYIZ."

                                                                                                                          (KARDİNAL NEWMAN 1854)

AVRUPALILAR İÇİN DİNİMİZİ DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN OLMADIĞINA GÖRE; GELİŞMİŞ ÜLKELERE GÖÇ EDEN İNSANLARIMIZ, ÇOK KÜLTÜRLÜLÜĞÜ SAVUNAN AVRUPA'DA BENİMSENECEK Mİ? YOKSA RET Mİ EDİLECEKLER? BU FARKLI TOPLUMLARIN BENİMSENMESİ VE KAYNAŞMASI UZUN DÖNEMDE Mİ YOKSA KISA DÖNEMDE Mİ OLACAKTIR. HER KÜLTÜRE BİR SİYASAL TANIM VEREN VE TEMİZ TOPLUM, TEMİZ IRK YAKLAŞIMINA SIKI SIKIYA SARILAN ÜLKELER VE ÖZELLİKLE ALMANYA IRKLARIN EŞİTLİĞİNİ BENİMSEYEBİLECEK Mİ? YOKSA ULUSAL AZINLIKLAR YERİNE "HALK GRUPLARI" DİYEREK DAHA ALT KİMLİKLERİ DE ÖN PLANA ÇIKARARAK KİMLİK ÇATIŞMALARI TEŞVİK Mİ  EDİLECEKTİR? "BÖLGESEL AZINLIK DİLLERİ AVRUPA ŞARTINI" KABUL EDEREK BÖLÜNMELER TEŞVİK EDİLİRKEN KÜLTÜR FARKLILIĞININ NEDEN OLDUĞU ÇATIŞMALAR TEHDİT OLARAK DEVAM EDECEKTİR.

 

SORUN 5-BÜYÜK GÜÇLERİN ÜSTÜNLÜK MÜCADELESİNİN YARATACAĞI TEHDİTLER:

GÜNÜMÜZDE DÜNYAYI NE TEHDİT EDİYOR?

A-      RUSYA MI?

B-      ÇİN Mİ?

C-      ABD'LERİNİN ASKERİ VE EKONOMİK ÜSTÜNLÜĞÜ MÜ?

D-      JAPONYA'NIN TİCARİ İSTİLASI MI? YOKSA

E-      BATI AVRUPA'NIN KENDİ BÜNYESİNDEKİ TARİHSEL KÖKENLİ İÇ HUZURSUZLUKLARI MI? ŞÜPHESİZ BUNLARIN HİÇBİRİSİ DEĞİL. ASIL OLAN BÜYÜK GÜÇLERİN YANLARINA BÖLGESEL GÜÇLERİ DE ALARAK ÜSTÜNLÜK YARIŞINA ÇIKTIKLARINDA YENİ İTTİFAKLAR DOĞACAKTIR. BU DA YENİ TEHDİTLER YARATACAKTIR.

BU MAKSATLA PETROL, TİCARİ VE ASKERİ AMBARGOLAR, FİNANSAL HAREKETLER, BASKI VE PROVOKASYONLAR YENİ TEHDİT UNSURLARI OLARAK KULLANILACAKTIR.

 

3.        RF'DA TEHDİT ALGILAMASI

         KOSOVA HAREKATI RF İÇİN AŞAĞILANMA VE HAYAL KIRIKLIĞI OLMUŞTUR. ABD, RUSYA'NIN ULUSLARARASI TOPLULUĞA GİRMESİNİ İSTEMEKTE FAKAT DEMOKRATİK REFORMLAR, PİYASA EKONOMİSİ, NÜKLEER SİLAHLARIN SINIRLANDIRILMASINI DA İSTEMEKTEDİR. BÜTÜN BUNLAR RUSYA'NIN BİR KOLONİ VESAYETİ ALTINA ALINMASI ANLAMINI TAŞIMAKTADIR. RF İÇ BÜNYESİNDE BUNU İZAH EDEMEMEKTEDİR. ASLINDA RUSYA FEDERASYONU AVRASYA'DAKİ DENGELERİ ABD'YE NAZARAN DAHA FAZLA ETKİLEMEKTEDİR. RUSYA'NIN SADECE AVRUPA'DA VE BALKANLARDA DEĞİL, KARADENİZ, KAFKASLAR VE ORTA ASYA'DA NE DERECE ETKİLİ OLABİLECEĞİ AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR. O KADAR Kİ BÖLGE ÜLKELERİ PETROL VE DOĞAL GAZLARINI İSTEDİKLERİ GİBİ SATMAYA TEŞEBBÜS ETTİKLERİ VAKİT LİDERLERİ DARBE VE SUİKASTLERE MARUZ KALMAKTA, KAYNAKLARINI İSTEDİKLERİ GİBİ ÇIKARMALARI İSE HAZAR DENİZİNİN STATÜSÜ GİBİ SORUNLAR, ORTAYA ATILARAK ADETA İMKANSIZ KILINMAKTADIR. SLAVLARIN-RUSLARIN VE TÜRKLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ RF'NUN BÜNYESİNDE PEK ÇOK ÖZERK CUMHURİYETLER VARDIR. BALTIK DENİZİNDEN BÜYÜK OKYANUSA KADAR UZANAN GENİŞ COĞRAFYASINI KONTROL EDEBİLMEK VE ETNİK FARKLILIKLARI SİSTEMDE TUTABİLMEK İÇİN RF'NUN NÜFUSU, EKONOMİK GÜCÜ VE TEKNOLOJİSİ YETERSİZDİR. BU NEDENLE RF'NUN BİR TOPARLANMA VE RESTORASYON SÜRECİNE İHTİYACI VARDIR. 2015 YILINA KADAR BUNU SAĞLAYABİLECEĞİ KABUL EDİLMEKTEDİR. ŞİMDİLİK BÜTÜNLÜĞÜNÜ MUHAFAZA ÖNCELİKLİ SORUNUDUR. BUNU SAĞLAMAK İÇİN NÜKLEER YETENEKLERİ VE ASKERİ GÜCÜNÜ CAYDIRICI UNSUR OLARAK KULLANMAYA DEVAM EDECEKTİR. AYRICA 70 YILLIK BERABERLİĞİN NEDEN OLDUĞU ETKİLERDEN YARARLANARAK, ESKİ MÜTTEFİKLERİ ÜZERİNDE KONTROLÜNÜNÜ HİSSETTİRECEK BİR BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU KURMUŞTUR. BUNUN GELİŞTİRİLMESİ VE OTORİTE TESİSİ İÇİN ASKERİ GÜCÜNÜ TEHDİT UNSURU OLARAK KULLANMASI MÜMKÜNDÜR. BU NEDENLE ESKİ SOVYET SİSTEMİNDE OLUP TA BAĞIMSIZLIĞINI KAZANAN ÜLKELERE RF'NUN KLASİK ASKERİ TEHDİDİ DEVAM EDECEKTİR

 

4.        ABD'NİN TEHDİT ALGILAMASI

         ABD CİDDİ BİR ASKERİ DIŞ TEHDİT DÜŞÜNMEMEKTEDİR. BU NEDENLE SAVUNMA HARCAMALARINDA KISINTIYA GİTMEKTE, NATO'NUN AVRUPALI ÜYELERİNİN KATKILARINI ARTTIRMASINI TALEP ETMEKTE VE AGSK'Nİ DESTEKLEMEKTEDİR. ASLINDA ABD'LERİ KURDUĞU "YENİ DÜNYA DÜZENİNİ" DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN İNSAN HAKLARI, ÇEVRE İLE İLGİLİ KONULAR, HASTALIKLARIN YAYILMASININ DURDURULMASI, ŞİŞMANLIĞIN ÖNLENMESİ, UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE, TERÖRİZM, KİTLE İMHA SİLAHLARININ DENETLENMESİ, İNSAN HAKLARININ KORUNMASI GİBİ KONULARI TEHDİT OLARAK DÜŞÜNMEKTEDİR. AYRICA GÜÇ AKTARIMLARI, ENERJİ GÜVENLİĞİ GİBİ GELENEKSEL STRATEJİK İLGİ ALANLARINA KARŞI HASSASİYETİ DEVAM ETMEKTEDİR. BURALARA YÖNELİK TEHDİTLERİ; HAVA GÜCÜ İLE CAYDIRMAK İÇİN İTALYA VE TÜRKİYE'Yİ ÇOK ULUSLU HAVA HAREKATININ MERKEZİ OLARAK KABUL ETMEKTEDİR. AYRICA ABD'LERİNE GÖRE NÜKLEER GÜÇLER ARASINDA BİR NÜKLEER SAVAŞIN OLMAYACAĞI ANCAK TERÖRİSTLERLE BİR NÜKLEER YÜZLEŞMENİN YAŞANABİLECEĞİNİ, ADEN'DEKİ İNTİHAR SALDIRISI GİBİ EYLEMLER İLE TEKNOLOJİ TERÖRÜNÜ DE CİDDİ TEHDİT OLARAK GÖRMEKTEDİR. TEKNOLOJİ TERÖRÜ BİLGİ TRANSFERİ YAPAN SİSTEMLER İLE BİLGİ MERKEZLERİ VE MERKEZ BANKALARI İLE BÜYÜK MALİ KURULUŞLARIN İŞLEMLERİNE SIZARAK MADDİ GÜÇ KAZANMA AMAÇLI OLACAKTIR. BU DA FİNANSAL PANİĞE SEBEBİYET VEREREK EKONOMİK VE SİYASİ SİSTEMLERİ ÇÖKERTMEK, HALK İLE YÖNETİMLERİ, ŞİRKETLERLE-DEVLETLERİ KARŞI KARŞIYA GETİRECEKTİR. ABD KENDİSİNE YÖNELİK TEHDİTLER MEYDANA GELMEDEN KAYNAĞINDA ÇÖZÜMLE ESASINA DAYANAN "ESNEK GÜVENLİK VE İTTİFAK STRATEJİSİNİN" BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN EKONOMİK YAPTIRIMLARI, AMBARGOLARI, ASKERİ VE POLİTİK GÜCÜ ARAÇ OLARAK KULLANMAYA DEVAM EDECEKTİR.

 

5.        AVRUPA'DA GÜVENLİK ANLAYIŞINDAKİ DÖNÜŞÜM

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE İKİ RAKİP SÜPER GÜCÜN ARASINA SIKIŞAN AVRUPA'NIN BUGÜN GELENEKSEL MÜCADELELERİNİN ÖTESİNE GEÇEREK YENİ BİR ULUSLARARASI DENGE KURMAYA ÇALIŞMASI VE AVRUPA'NIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK MAKSADIYLA AGSK'LİĞİNİ ÖN PLANA ÇIKARMIŞTIR. AB'NİN ULAŞMAK İSTEDİĞİ NİHAİ HEDEF BÜTÜNLEŞMİŞ BİR AVRUPA'DA ORTAK DIŞ POLİTİKAYA İLAVE OLARAK ORTAK GÜVENLİK POLİTİKASINI DA MEYDANA GETİREREK KENDİ BAŞINA ALACAĞI SİYASİ BİR KARAR İLE DÜNYANIN HERHANGİ BİR YERİNDE MEYDANA GELEBİLECEK KRİZLERE MÜDAHALE EDEBİLECEK BİR İMKAN VE KABİLİYETİ KAZANMAKTIR. GELECEKTE 300 MİLYONLUK BİR AVRUPA BAĞIMSIZ BİR ASKERİ GÜCE SAHİP OLDUĞUNDA ÖNCELİKLE BALKANLAR, KAFKASLAR VE ORTADOĞU'DA KOLAYCA ÇATIŞMA YARATABİLECEKTİR. BU NEDENLE TÜRKİYE İÇİN AGSK İÇİNDE YER ALMAK HAYATİ BİR KONUDUR.

         ŞİMDİLİK TÜRKİYE'Yİ AGSK DIŞINDA BIRAKAN BU YAPILANMADAN NATO ÜYESİ OLARAK TÜRKİYE, DIŞLANMAMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNMAKTADIR. ASLINDA TÜRKİYE İÇİN AGSK'DE YER ALABİLMENİN ÇÖZÜMÜ AB'NE GİRMEKTİR. AB KENDİSİNE YÖNELİK BİR ASKERİ TEHDİT DÜŞÜNMEMEKTEDİR. ÖNCELİKLE GÖÇ, ÇEVRE KİRLENMESİ, ULUSLARARASI TERÖRİZM, ORGANİZE SUÇLAR, EKONOMİK VE TOPLUMSAL İSTİKRARSIZLIK, ETNİK ÇATIŞMALAR, UYUŞTURUCU, İŞGÜCÜ AÇIĞI, BİLGİ HAREKATI, KÜLTÜREL DEĞERLERİN KORUNMASI GİBİ KONULAR ÜZERİNDE YOĞUNLAŞMIŞTIR.

 

6.        BALKANLAR'DA GÜVENLİK SORUNU         :

         BALKANLARDA TEHDİT, SIRBİSTAN KARADAĞ-KOSOVA-SANCAK, BOSNA HERSEK VE ARNAVUTLUK EKSENİNDE DEVAM ETMEKTEDİR. ALMANYA-RF İLE ARASINDA DOĞU AVRUPA'DA BİR EMNİYET KUŞAĞI YARATIRKEN, GÜNEYDOĞU AVRUPA VE AKDENİZ'E DOĞRU DA BİR YEŞİL KUŞAK YARATILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR. ABD BU OLUŞUMU NATO GENİŞLEMESİ İLE KONTROLÜ ALTINDA TUTMAYI DÜŞÜNÜRKEN, AB İSE, BUNU AGSK YAPISI İÇERİSİNDE MERKEZİ VE BATI AVRUPA'YI GÜVENLİK AÇISINDAN BİR KALEYE DÖNÜŞTÜRMEK ÜZERE İSTEMEKTEDİR. BU KALE SALT SAVUNMA AMAÇLI OLMAYIP, MUHTEMELEN SALDIRI AMAÇLARI DA OLACAKTIR. AÇIKÇA İTİRAF EDİLMİYORSA DA  İSLAM ALEMİ İLE BATI ALEMİ ARASINDA BİR KÜLTÜREL ÇATIŞMA DÖNEMİNE GİRİLMİŞTİR. TÜRKİYE'NİN AGSK DIŞINDA TUTULMASI VE AB'NE GİRİŞ İÇİN FARKLI VE KABUL EDİLEMEZ ŞARTLARIN İLERİ SÜRÜLMESİ, YEŞİL KUŞAĞIN ÜSTÜNDE YER ALAN TÜRKİYE'NİN İÇİN BU OLUŞUMU BİR TEHDİT OLARAK ALGILAMASI DA MÜMKÜNDÜR.

 

7.        ORTA DOĞU'DA GÜVENLİK SORUNU         :

         ORTADOĞU'DA İHTİLAFA NEDEN OLAN PEK ÇOK SORUN OLMAKLA BERABER EN ÖNCELİKLİLERİ İSRAİL-FİLİSTİN, IRAK-ABD İHTİLÂFI, TERÖR FAALİYETLERİ YAPTIRIMLAR KOMİTESİNİN FAALİYETLERİ İLE, AŞIRI SİLAHLANMA VE İSRAİL'İN BÖLGE ÜLKELERİYLE İLİŞKİLERİDİR.

         28 EYLÜL 2000'DE BAŞLAYAN FİLİSTİN-İSRAİL ÇATIŞMASI DA GÖSTERMİŞTİR Kİ BU COĞRAFYANIN GÜVENLİK İHTİYAÇLARINDA BİR DEĞİŞİKLİK YOKTUR. BUNU ÇÖZÜMLEYECEK YÖNTEMLERDE DE BİR DEĞİŞİKLİK OLMAYACAĞI ANLAŞILIYOR: POLİTİK MÜCADELE, EKONOMİK BASKILAR, PETROLÜN BASKI ARACI OLARAK KULLANILMASI DAHİL, ASKERİ GÜÇLERİN KULLANILMASINA DEVAM EDİLECEKTİR. ESKİSİNDEN FARKLI OLAN HUSUS BÖLGEDE İSRAİL'İN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMASI. ÇOK SIKIŞIRSA KULLANABİLECEĞİDİR. BUNA KARŞILIK KİMYASAL VE BİYOLOJİK BAŞLIKLI UZUN MENZİLLİ FÜZE TEHDİTLERİ BÖLGENİN GÜVENLİĞİNİ BOZMAYA DEVAM EDECEKTİR..

         IRAK'IN 3'E BÖLÜNMÜŞLÜK VE KUZEY IRAK'TA BİR KÜRT DEVLETİ KURMA TASARILARI BÖLGEDEKİ GÜVENLİK DENGELERİNİ DEĞİŞTİRECEK NİTELİKTEDİR. BU DURUM BÖLGE ÜLKELERİNİN ASKERİ GÜÇLERİNİ KULLANMAK SURETİYLE ÖNLENEBİLECEK BİR TEHDİT NİTELİĞİNDEDİR.

 

 

 

8.                 TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİT NEDİR?

 

TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİ, ÇEVRE ÜLKELERİNDEN VE GLOBAL GÜÇLERDEN KAYNAKLANAN DIŞ TEHDİTLER İLE CUMHURİYETE VE REJİME YÖNELİK İÇ TEHDİTLERLE VE KAYNAĞI BELLİ OLMAYAN VE SOSYAL HAYATI ETKİLEYEN ÖRTÜLÜ HAREKETLER OLARAK TASNİF EDİLEBİLİR.

TÜRKİYE 2.NCİ DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA VE SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE SSCB'DEN GELEN DIŞ TEHDİDİ, NATO'YA GİREREK DENGELEMİŞTİR. ŞİMDİ SOĞUK SAVAŞ SONRASI DIŞ TEHDİT OLARAK

         ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ SİSTEMİNİN MİRASÇISI RUSYA FEDERASYONUNUN SAHİP OLDUĞU NÜKLEER SİLAH TEHDİDİ DEVAM ETMEKTEDİR.

         YUNANİSTAN VE ERMENİSTAN İLE ARAMIZDAKİ SORUNLARDAN KAYNAKLANAN DIŞ TEHDİTLER, İRAN, IRAK VE SURİYE GİBİ KOMŞULARIN TERÖRE SAĞLADIKLARI DESTEK VE UZUN MENZİLLİ FÜZELERDEN KAYNAKLANAN DIŞ TEHDİTLER VARDIR.

         AYRICA SU KAYNAKLARININ KULLANILMASINDA VE SINIR AŞAN SULAR KONUSUNDA BİZİM DIŞIMIZDA POLİTİKALAR ÜRETİLEREK HAZIRLANAN YENİ OLUŞUMLARIN NEDEN OLACAĞI TEHDİTLER VARDIR.

DIŞ TEHDİTLERDEKİ DEĞİŞİMİN ANALİZİNİ YAPARSAK;

1.NCİ DÜNYA HARBİ ESNASINDA AÇIKLANAN WİLSON PRENSİPLERİNE GÖRE DOĞU ANADOLU'DA 6 VİLAYETİN (VİLAYETİ SİTTE) İKİSİ ERMENİLERE, DÖRDÜ DE KÜRTLERE VERİLEREK KURULACAK OLAN VE SEVR ANLAŞMASIYLA AÇIĞA ÇIKAN ERMENİ VE KÜRT DEVLETLERİNİN ARASINDAKİ HUDUT, ABD BAŞKANI WİLSON TARAFINDAN ÇİZİLMESİ VE BU İKİ DEVLETİN ABD HİMAYESİNDE OLUŞMASI ARZU EDİLEN BİR ÇÖZÜMDÜ. ÖZELLİKLE İNGİLTERE'NİN DESTEKLEDİĞİ BU PROJE MUSTAFA KEMAL VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN BOŞA ÇIKARILMIŞTI. LOZAN ANTLAŞMASIYLA AKAMETE UĞRATILAN BU TEŞEBBÜSTEN SONRA, 1924 YILINDA HAKKARİ'DE İNGİLİZLERİN DESTEĞİ İLE NASTURİ, 1925 YILINDA BİNGÖL'DE, YİNE İNGİLİZLERİN DESTEKLEDİĞİ ŞEYH SAİT AYAKLANMASI OLMUŞTUR. BU AYAKLANMALAR BASTIRILDI. ANCAK 6 HAZİRAN 1926'DA MİSAK-I MİLLİ SINIRLARININ İÇİNDE OLAN MUSUL BÖLGESİNİ KAYBETTİK. ABD LOZAN ANTLAŞMASINI SENATODAN GEÇİREREK İÇ HUKUKUNA UYARLAYACAĞINA SÖZ VERDİĞİ HALDE 18 OCAK 1927'DE LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASINI SENATODA GÖRÜŞMEYE BAŞLADI VE YAPILAN OYLAMADA LOZAN RED EDİLDİ. BU DURUMUN GÜNÜMÜZE OLAN YANSIMALARINI ŞÖYLE ÖZETLEYEBİLİRİZ.

1974 YILINDA KIBRIS BARIŞ HAREKATININ HEMEN SONRASINDA RUM, YUNAN VE ERMENİ İŞBİRLİĞİ SONUCUNDA MARUZ KALDIĞIMIZ ERMENİ TERÖRÜ İLE 1984 YILINA KADAR PEK ÇOK MASUM İNSANIMIZI KAYBETTİK. 1984 YILINDA ERMENİ TERÖRÜ GERİ ÇEKİLDİ. PKK TERÖRÜ BAŞLATILDI. BU TERÖR HAREKETİ İLE DE 30 BİN İNSANIMIZI KAYBETTİK. TSK'NIN PKK TERÖRÜNÜ SONA ERDİRMEDE GÖSTERDİĞİ OLAĞANÜSTÜ ÇABALAR SONUCUNDA ÖRGÜTÜN FAALİYETLERİ MARJİNAL HALE GETİRİLDİ. ANCAK KÜRT-İSLAM DEVLETİ KURMAYA YÖNELİK ŞEYH SAİT İSYANININ GÜNÜMÜZDE DEVAMI OLAN SİLAHLI HİZBULLAH TERÖRÜ HENÜZ TAM OLARAK KONTROL ALTINA ALINMADI. O HALDE SİLAHLI TERÖR BİTTİ Mİ SORUSUNUN CEVABI HAYIRDIR. DEVAM EDEN HİZBULLAH VE PKK İLE MARKSİST TERÖR FAALİYETLERİNE İLAVE OLARAK ERMENİ TERÖRÜ YENİDEN HUKUKİ VE SİYASİ BİR ZEMİNDE KULLANILMAK ÜZERE AVRUPA PARLAMENTOSUNUN HİMAYESİNDE KARŞIMIZA ÇIKARILMAKTADIR. HATIRLANACAĞI ÜZERE 15 KASIM 2000 TARİHİNDE AVRUPA PARLAMENTOSUNDA 234 OYLA KABUL EDİLEN KARAR;

"AVRUPA PARLAMENTOSU TÜRK HÜKÜMETİNİ VE TBMM'Nİ TÜRK TOPLUMUNUN ÖNEMLİ BİR KESİMİNİ OLUŞTURAN ERMENİ AZINLIĞA DESTEĞİ ARTTIRMAYI VE BU ÇERÇEVEDE MODERN TÜRK DEVLETİNİN KURULMASINDAN ÖNCE ERMENİ AZINLIĞIN MARUZ KALDIĞI SOYKIRIMI RESMEN TANIMAYA DAVET EDER" DEMEKTEDİR. AYRICA AB KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNDE DE, BİREYSEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KAPSAMINDA, BU DEVLETİN KURUCUSU VE ASLİ UNSURU OLAN KÜRT ORİJİNLİ VATANDAŞLARIMIZ İÇİN KÜLTÜREL HAKLAR, ANADİLDE YAYIM VE EĞİTİM HAKLARI ADI ALTINDA ÜLKEMİZ BÖLÜNMEK İSTENMEKTEDİR. İÇERİDEN VE DIŞARIDAN DESTEKLENEN BU GELİŞMELER MİLLİ BİRLİĞİMİZİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ BOZACAK BÜYÜK BİR TEHDİT NİTELİĞİNİ ALMIŞTIR. ÇÜNKÜ BU OLUŞUMLARIN ARKASINDA OLAN AB ERMENİ KOZU İLE KAFKASLARA, EGE SORUNUYLA BALKANLARA, KIBRIS VE GÜNEYDOĞU SORUNLARIYLA DA ORTADOĞU'DA Kİ POLİTİKALARA MÜDAHİL OLMANIN HUKUKİ ALT YAPISINI HAZIRLAMAKTADIR.

 

SAYIN BAŞKANIM,

1950 YILINDAN İTİBAREN HER 10 SENEDE BİR ATATÜRK DEVRİMLERİNDEN BİRİSİNE YÖNELİK OLARAK BAŞLATILAN VE HALEN DEVAM EDEN REJİME YÖNELİK İÇ VE DIŞ DESTEKLİ TEHDİDİN SEYRİ ŞÖYLE GELİŞMİŞTİR.

 

YIL                  DOĞRU İLKE                          YANLIŞ YORUMLAMA

 

         1950            DEVLETÇİLİK                     SOSYALİZM

         1960            HALKÇILIK                        SINIFÇILIK, HALKLAR

         1960            İNKILAPÇILIK                     İHTİLALCİLİK

         1970            MİLLİYETÇİLİK                   FAŞİZM

         1980            CUMHURİYETÇİLİK             1.NCİ,2.NCİ CUMHURİYET

         1990            LAİKLİK                            DİNSİZLİK, ANTİ-LAİK

         2000            DEMOKRASİ                      BÖLÜCÜLÜK   DEĞİLDİR.

 

MANASINA ALINMIŞ VE BÖYLE TANITILMAK VE KAVGA SEBEBİ YARATILMAK İSTENMİŞTİR. AMA HAKİKAT ÖYLE DEĞİLDİR. HER İLKENİN VE HER İNKILABIN BÜTÜNÜ OLUŞTURMADA AYNI DÜZEYDE ÖNEMİ VE DEĞERİ VARDIR. ATATÜRK'ÜN EN BÜYÜK ESERİMDİR DEDİĞİ; TÜRKİYE CUMHURİYETİ, HALÇILIK ESASINA DAYANAN DEMOKRASİNİN, MİLLİYETÇİLİK KAVRAMI İLE BİRLEŞTİRİLMESİNDEN VE LAİKLİK HARCI İLE ÖRÜLMESİNDEN MEYDANA GELMİŞTİR.

BU SEÇKİN HEYETİN HUZURUNDA ATATÜRKÇÜLÜK KONUSUNDA DERS VERİR GİBİ KONUŞMAK DOĞRU DEĞİL ANCAK, GENE SİLAH ARKADAŞLARIMA BUNLARIN DOĞRUSUNU SÖYLEMEK ZORUNDAYIM.

LAİKLİK İLKESİNİN DOĞRUSU; "DİN LÜZUMLU BİR MÜESSESEDİR. DİNSİZ MİLLETİN DEVAMINA İMKAN YOKTUR. YALNIZ ŞURASI VAR Kİ DİN; ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ BAĞLILIKTIR."

TÜRK MİLLETİ DAHA DİNDAR OLMALIDIR.

BÜTÜN SADELİĞİ İLE DİNDAR OLMALIDIR

DİNİME, BİZZAT HAKİKATE NASIL İNANIYORSAM BUNA DA ÖYLE İNANIYORUM."

"SOFTA SINIFININ DİN SİMSARLIĞINA MÜSAADE EDİLMEMELİDİR.

  DİNDEN MADDİ MENFAAT TEMİN EDENLER İĞRENÇ KİMSELERDİR.

  İŞTE BİZ BU VAZİYETE MUHALİFİZ VE BUNA MÜSAADE ETMİYORUZ." DEMEKTEDİR.

GÜNÜMÜZDE DEMOKRATİK HAKLARIN KULLANILMASI; ÇAĞDAŞ DEVLET VE ÇAĞDAŞ TOPLUM İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR. ÇAĞIMIZDA, BİREYİN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ KULLANMASINDA, FERDİN, DEVLETE VE TOPLUMA KARŞI ÖDEVLERİNİ DE UNUTMAMAK GEREKİR. DEVLET ZAAFA DÜŞÜRÜLMEMELİDİR. BİREYSEL HAKLARIN KULLANILMASI BİR TABANCA GİBİDİR. İYİ VE DOĞRU ŞEKİLDE KULLANILMADIĞI TAKDİRDE EN ÇOK SEVDİKLERİMİZE ZARAR VEREBİLİR.

BU NEDENLE İÇİNE SÜRÜKLENDİĞİMİZ DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KULLANILMASI KAVGASI, BİREYSEL KÜLTÜR, BİREYSEL OTONOMİ ADI ALTINDA DEVLETİN VARLIĞINI ÜLKENİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ, BİREYİN ÖZGÜRLEŞTİRİLMESİ UĞRUNA, ATATÜRK İLKELERİ VE DEVRİMLERİNİ RED ETME HAKKINI DOĞURMAZ. BU AB'YE GİRME UĞRUNA BİR ARAÇ OLARAK DA KULLANILAMAZ.

ÇAĞDAŞ DEVLET, ÇAĞDAŞ TOPLUMU YARATIRKEN MİLLİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZ BOZULMAMALIDIR. DEVLETTE MUTLAKA REFORM YAPILMASI ZORUNLUDUR AMAÇ DAHA İYİ İŞLEYEN, DAHA AZ MASRAFLI ŞEFFAF, YOLSUZLUKLARI ÖNLEMİŞ YARGI BAĞIMSIZLIĞINI SAĞLAMIŞ VE ADALETİ ÇABUKLAŞTIRAN BİR DEVLET OLMALIDIR.

DEVLET, MENFAAT DAĞITAN BİR YER OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR.

 

SAYIN BAŞKANIM

HER ZAMAN YAŞAYABİLECEĞİMİZ DEPREM, SEL, KURAKLIK, ORMAN YANGINI, ÇEVRENİN AŞIRI KİRLENMESİ, İLE; TOPLUMUN DEĞER YARGILARINI BOZAN RÜŞVET, İLTİMAS, NÜFUS TİCARETİ, GÖREV SUİSTİMALİ YOLSUZLUK, UYUŞTURUCU VE ÖRGÜTLÜ SUÇLARLA MÜCADELE TOPLUM SAĞLIĞINI BOZAN HER TÜRLÜ GELİŞMELER VE EKONOMİK KRİZLERE KARŞI TEDBİRLERİN ALINMASI, ÖNCELİKLE 13 MİLYON İNSANIMIZIN YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA OLDUĞU BU ÜLKEDE SOSYAL ADALETİN SAĞLANARAK, SOSYAL DEVLETİN GEREKLERİNİ YERİNE GETİRİLMESİ ZORUNLUDUR.

BÜTÜN BUNLAR TOPLUM GELECEĞİNİ ETKİLEYEN OLUMSUZLUKLAR OLARAK İÇ TEHDİT NİTELİĞİNİ ALMIŞTIR. DEVLET SİSTEMİMİZİN İŞLEYİŞİNDEKİ OLUMSUZLUKLAR BU SORUNLARI AĞIRLAŞTIRMAKTADIR.

 

PEKİ BUNLARIN ÇÖZÜMÜ NEDİR? DEDİĞİMİZ ZAMAN

ATATÜRK'ÜN 10 MART 1930'DA ANTALYA'DA ARKADAŞI HASAN RIZA SOYAK'A SÖYLEDİKLERİ KANIMCA EN DOĞRU ÇÖZÜMDÜR.

 

"...BÜTÜN BU DERTLERİN, BÜTÜN BU İHTİYAÇLARIN GİDERİLMESİ, HER ŞEYDEN EVVEL, PEK BAŞKA ŞARTLAR ALTINDA YETİŞMİŞ BİLGİLİ, GENİŞ DÜŞÜNCELİ, AZİM, FERAGAT VE İHTİSAS SAHİBİ ADAM MESELESİDİR; SONRA DA ZAMAN VE İMKAN MESELESİDİR. BU İTİBARLA EVVELA KAFALARI VE VİCDANLARI KÖHNE, GERİ, UYUŞTURUCU FİKİR VE İNANÇLARDAN TEMİZLEYECEKSİN; İŞLERİNİN EHLİ, İDEALİST VE ENERJİLİ İNSANLARDAN MÜREKKEP MUNTAZAM, HER PARÇASI YERLİ YERİNDE MODERN BİR DEVLET MAKİNASI KURACAKSIN; SONRA BU MAKİNE HALKIN BAŞINDA VE HALKLA BERABER DURMADAN ÇALIŞACAK, MADDİ VE MANEVİ HER TÜRLÜ İSTİDAT VE KAYNAKLARIMIZI FAALİYETE GEÇİRECEK, İŞLETECEK; BÖYLECE MEMLEKET İLERİYE, REFAHA DOĞRU YOL ALACAK... BAŞKA ÇAREMİZ YOKTUR, İLERİ MİLLETLER SEVİYESİNE ERİŞMEK İŞİNİ; BİR YILDA, BEŞ YILDA, HATTA BİR NESİLDE TAMAMLAMAK DA İMKANSIZDIR.

            BİZ, ŞİMDİ BU YOL ÜZERİNDEYİZ, KAFİLEYİ HEDEFE DOĞRU YÜRÜTMEK İÇİN, BEŞER TAKATİNİN ÜSTÜNDE GAYRET SARFEDİYORUZ; BAŞKA NE YAPABİLİRİZ Kİ?.."

                                                                                                                                                  M.KEMAL ATATÜRK ,1930

                                                                                     ANTALYA

 

SAYIN KONUKLAR,

BENİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN ŞÜKRANLARIMI SUNARIM.

 

SAYGILARIMLA

 

 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok