YALAN VE RÜŞVET
İsa dan önce: 480-490 yıllarında Bodrum’da doğduğu ve 425 yılında ölen  tarihçi HEREDOT  ünlü yapıtı “HEREDOT TARİHİ” de (s:215) PERS KRALI DARİUS un Anadolu’daki rüşveti önlemek için uyguladığı bir yöntemi şöyle anlatır

            “...KRALİYET HAKİMİ OLAN SİSAMNES RÜŞVET ALDIĞI VE ADALETİ YANILTTIĞI İÇİN  KAMBİZ TARAFINDAN DERİSİ YÜZÜLÜP UZUN ŞERİTLER HALİNDE KESİLEREK MAHKEMEDE OTURDUĞU HAKİMLİK KOLTUĞUNUN ÜZERİNİ KAPLATMIŞTI.

         SARDES VALİSİ KAMBİZ ONDAN SONRA AYNİ YERE RÜŞVETÇİ HAKİMİN OĞLUNU ATAMIŞ VE HÜKMÜNÜ VERİRKEN OTURDUĞU KOLTUĞUN NEDEN YAPILDIĞINI UNUTMAMASINI SÖYLEMİŞTİ.

         DÜNYADA EŞİNE RASTLANMAYAN BİR KOLTUKTA OTURAN OĞUL OTAN....” Nasıl kararlar vermiştir dersiniz?

        

Anadolu kültürü; “HALKINA YALAN SÖYLEYEN YÖNETİCİNİN” Kulaklarının Kral “MİDAS” ın  kulakları gibi (tavşan kulağı) büyüyeceği, Rüşvet alanında, babasının derisi üzerinde oturacağı inancını egemen kılmaya çalışmıştır.

 Ama,  yinede başarılı olamamıştır.

         Yaşadığımız coğrafyanın illeti olan bu iki hastalıktan nasıl kurtulabiliriz? 

 

DERS ALINACAK SÖZLER:

Uluslar arası ilişkilerde, Hak ettiğini değil pazarlık ettiğini alırsın,

*Barışta, oğullar babalarını, savaşta, babalar oğullarını gömerler,

*Töreler her şeyin Hükümdarıdır.

*kuvvet,zaman, mekan, makam ve para insanları olduğundan farklı kılar.

*İktidar tatlı şeydir ve pek çok isteklisi vardır.

*İnsanlar, karşısındaki kandırarak fayda sağlayacakları zaman, yalan söyler.Ayni nedenle de doğru söylerler.

*Kıskançlık ve gurur, yöneticilerin tipik kusurudur.

*Kıskançlık insan tabiatının zayıflığından ileri gelir.

*Kimse; Dedikoduculara ve iftiracılara inanmaya yöneticiler kadar hazır değildir.

*Ünlü İtalyan Ozanı Gabriele D’Annunzio her sabah kalktığında şöyle dermiş,” TANRIM, SEN BENİ MADDİ ACILARDAN KORU, MANEVİLERİ BEN KENDİM HALLEDERİM.”

İnsanlar genellikle,İman ile ilim arasındaki farkı kavramakta güçlük çekerler.

İlim Arapça,Türkçesi Bilimdir.Tanımı Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli, pozitif bilgi demektir.

İman ise;Dinin ortaya koyduğu doğmalara inanma,din inancı,kutsal inanaç,itikat anlamına gelir.

Aralarındaki fark ise;Bilim akla dayanır ve eşyanın tabiatı üzerinde düşünceyle kazanılır.Objesi; maddedir.

İman ise;İlham(Vahi) yoluyla kavranabilir.Var olmak için görünmek kuralına tabi değildir.Mutlak kabul esasına dayanır.Bilimsel yöntemlerle isbatı düşünülemez, sadece inanmak, kabul veya ret etmek hakkına sahipsin, imanın objesi yoktur.

 

 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok