PAPANIN ZİYARETİ

Türkiye,7 Haziran 1929 da kurulan ve Hıristiyan kültürünün merkezi olan  Vatikan devletinin devlet başkanını ayni zamanda  Hıristiyan dünyasının en büyük kolu olan Katoliklerin dini lideri Papanın 28 Kasım-01 Aralık 2006 tarihleri arasındaki Türkiye ziyareti ile meşgul oldu. Bu ziyareti çok önemli kılan kendi vatandaşlarımızın yanında, dünyanın da bunu yakından takip ettiğini biliyoruz.


        Tarihimizin Cumhuriyet öncesinde,  Papa ziyareti yoktur.

Cumhuriyet döneminde ise ülkemizi ziyaret eden üçüncü papadır. 1967'de VI. Paulus, 1979'da II. Johannes  üçüncü konuğumuz Papa, XVI  ncı Benediktus 2006 , Katolik dünyasının 265 nci Papası olduğunu bu ziyaret nedeniyle öğrenmiş olduk.

Günümüzde Papa; hem “ruhani” yani Katoliklerin dini lideri ve hem de “siyasi” İtalyanın içinde bağımsızlığını ilan etmiş Vatikan Devletinin devlet başkanıdır.Bu nedenle papanın statüsü çok önemlidir. Önemi iki görevi yapan bir şahsiyet olmasıdır.

 Papa 16. Benediktus. Papa vaktiyle AB'nin Türkiye'yle müzakerelerini; 'tarihi hiçe sayan' bir hedefe yönelik 'hayati bir yanlış' diye tanımlamıştı; gerekçe olarak da Türkiye'nin İslami köklerinin 'Avrupa'yla daimi bir tezat' içermesini göstermiştir.

Bununda aslında papaya göre haklı bir gerekçesi vardı.

Bu da; Avrupa Hıristiyan köklerinden uzaklaşmamalıdır.

Avrupa Hıristiyan kültürü denince “Hıristiyan inanç değerlerinden beslenmiş Vatikanın gözetimindeki insanların şekillendirdiği  yaşam tarzı ve değerler sistemi”dir. Bu da Papaya göre; Avrupanın arzulanan kökleridir.

 Papaya göre bu kültürde laik de olsa Türkiye ye yer yoktur.

Bunu 14-15 Aralık 2006 tarihinde Avrupa Birliğinin dev let ve hükümet başkanlarının toplantısında göreceğiz.

Bunun ön sinyalleri halen devam eden Komisyonun tavsiye kararlarında görüyoruz.

 Avrupa'nın Türkiye'ye yaklaşımı papanın düşüncesinden farklı olmayacaktır.

Bir diğer kötü haber, Türkiye'nin AB üyeliğinin getireceği pragmatik yararları savunacak devlet adamlarının Avrupa da sanıldığından daha az olmasıdır.

İyi haber ise; papanın ziyareti ile sergilenen görüntüden, medeniyetler çatışması korkusunun boşa çıkması ihtimalidir.

Tarihimizde bizim papalık Devletiyle mücadelelerimiz çok olmuştur. Padişah II nci Selimin kardeşi Genç Osman uzun süre papalık devletinin elinde bir şantaj unsuru olarak tutulmuş, zaman olmuş papalık devletinin önderlik ettiği Osmanlıya karşı haçlı seferleri düzenlenmiştir.

Günümüzde de Papalık; devlet olarak varlığını sürdürmektedir ve Avrupaya’da manevi olarak hakimdir.Türkiye - Avrupa ilişkisinde hakim faktördür.

Papanın Türkiye ziyaretinin asıl amacı; “Katoliklerle, Ortadoksların birleşmesini” sağlamaktır.

Böylece Hıristiyan birliğinin sağlanması esas düşünce ise de aslında; Roma Katolik Kilisesi'yle İngiliz Anglikan kilisesi  arasında muhtemel bir birleşmenin sağlanmasında 'ciddi engeller' vardır. Bunlar; kadınların Anglikan rahibi olabilmeleri ve bazı Anglikan kiliselerinin eşcinsel kimliğini açıklayan din adamlarını kabul etmesidir. Ortadoksların beklentileri ise bundan daha önemli ve inançlarının özüne yönelik farklılıklardır. Bu  nedenle Katolik ve Ortadoks nikahının kıyılması belki kolay olur  ama “Hıristiyan Birliğinin” sağlanması zordur.

Bu iki kilisenin birleştirilmesi uğraşısı aslında, 1438 den beri devam eden bir süreçtir ve bu güne kadar başarılı olamamıştır.

İlk birleşme teşebbüsü; Bizans İmparatoru İoannes ile patrik Joseph ve başka yüksek rütbeli papazlarla birlikte Floransa konsiline katılmak ve Rum kilisesi ile latin kilisesinin birleşmesini sağlamak amacıyla İtalya ya gitmesi ile başlamıştır.

Bu seyahatte Papa tüm yolculuk giderlerini üstlenmiş birleşme kararı imzalanmış, fakat dönüşlerinde Rumlar bu birleşmeden caymışlardır.

Doğu Ortodoks Kilisesi’de  tıpkı Roma Katolik Kilisesi gibi sadece erkeklerin rahip olmasını kabul ediyor, eşcinsel ilişkileri kınıyor ve ibadetin geleneksel biçimlerini önemsiyor.Ama birleşme için bu görüş birliği yeterli değildir.

 Papa ve Patrik arasındaki benzerlikler dine dayanıyor görünüyorsa da bu çabalar aslında İslam’a karşı Hıristiyan birliğini sağlanmaktır. her iki kiliseyi zorlayan bu gelişmeler çıkarları ve kullandıkları güç dikkate alındığında Fener Rum patriği bunu pek de arzu etmiyor.

Çünkü bu birleşmenin siyasi sonuçları olacaktır.

Bunun siyasi sonuçları bugün İstanbulda ki Ortadoks Rum kilisesi lideri patrik efendi, Türk kanunlarının kontrolünden kurtulmak için Latin katolik kilisesinin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Bunun için dini inançlarında değişiklik yapacak mı? bilinmez ama bu birleşme Türkiye’yi rahatsız eder.

Papanın ziyaret sonrası yapılan açıklamada “ İslami hükümetlerin yaptığı baskıdan” yakınan birçok kilisenin, ki buna Türkiye'deki Ortodoks Kilisesi de dahildir. Papa bu kiliselerin gönlünü kazanmayı amaçlıyorsa, Hıristiyan dindaşlarının yanı sıra Müslümanlarla da köprüler kurmalı ve İslam dinine hakaret etmekten vazgeçmelidir.

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Benediktus'un kendisine, Vatikan'ın artık Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini istediğini” söylediğini açıkladı.

 Bir Papalık sözcüsüyse daha dolaylı ifadeler kullanarak, Vatikan'ın Türkiye'nin Avrupa'ya 'entegrasyonunu' teşvik ettiğini belirtti. Ortada çelişkili açıklamalar var. Başbakanın beyanları sanki yalanlanıyor.

Türkiye hükümeti bu ziyareti, iç politikada kendine bir şeyler kazandırmasını istiyor ama, hükümetin Kıbrıs politikası gibi buda, Türkiyeyi uzun vadede sıkıntıya sokacak bir gelişmedir.

Benediktus papalığı sırasında sürekli olarak 'mütekabiliyet' diye nitelediği bir meseleyi vurguladı ve Müslüman ülkelerdeki Hıristiyan azınlıkların ibadetlerini, en az Batı'daki Müslümanlar kadar özgürce yerine getirmesi gerektiğini söylüyor.

Fener Patriği'ni ruhani baş olarak kabul etmeyen Moskova, Kudüs ve İskenderiye kıpti ortadoks kilisesi ile Hindistan Ortodoks patriklikleri gibi daha pek çok kilise İstanbul patriğine bağlı değildirler.

Bunlar Bu birleşmelerden  rahatsız olacaklardır

Hıristiyanlığın iki mezhebini temsilen Papa ile Patrik arasındaki bu diyalog ve yakınlaşma çabasından siyasi amaçlar güdülürse İslam dünyası ile gerilimler doğar.

Papa ve Patrik bundan sakınmalıdır.

Bu dahil tüm bu ziyaretlerin temel nedeni Katolik-Ortodoks ayrılığını ortadan kaldırmaya yönelik uzun yolun taşlarının döşenmesi olarak kabul edilmesi karşısında bizde karşı tedbirlerimizi geliştirmeliyiz.

 Ancak bunun gerçekleşebilme ihtimalinin, Ortodoks kiliselerin tarih içerisinde birbirlerinden kopmaları, birer ulusal ve ulusçu varlık haline gelmeleri, bu nedenle Patrikhane'nin onları temsil yeteneğinin güçsüzlüğünden dolayı, kısa ve orta vadede düşük olduğu dikkatlerden kaçmamalıdır. Yani şimdilik Patrikhane'nin diğer kiliseleri temsil gücü, 'müstakbel teolojik bir birlik'ten öteye gidemez. Fener dışındaki Ortodoks kiliselerin küreselleşmeye ve liberal fikirlere karşı ülkelerinde birer kale işlevi görmeleri de, birleşme idealinin en önemli engellerinden biridir. 16. Benediktus'a göre, Avrupa ülkelerinin çoğundan daha yüksek doğum oranına sahip 73 milyonluk Türkiye'nin üyeliği, Avrupa'nın görüntüsünü tersyüz edebilirde. Sonra, Almanya, Fransa, Britanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinde Müslüman nüfusun artması, Vatikan'ın Avrupa'yı Hıristiyanlaştırmaya yönelik manevi stratejisiyle çelişen bu değişimi hızlandıracaktır.

 Papa'nın Katolik Kilisesi'yle Ortodoks Kilisesi arasındaki manevi köprüleri onarmak umuduyla Fener Rum Patriği Bartholomeos'la İstanbul'daki mekânında bir araya gelmesi  ve  ziyaretin resmi niteliğinin birleşme düşüncesinin ağır basması gelecek için  tehlikelidir.

         Papa'nın bu ziyareti, Hıristiyanlarla İslam dünyası arasındaki ilişkilere önem verdiği anlamına gelmez. Almanya'daki konferansının sebep olduğu olumsuzluk Papa'nın Hıristiyan-Hıristiyan ilişkilerini onarmayı amaçlayan meşru çabaları, Hıristiyan-Müslüman ilişkilerine veya Türkiye'deki Müslümanlara karşıda dosdana bir hareket gibi görülmesi de daha çok erken.07 Aralık 2006

 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok