TÜRKİYE IRAKIN KUZEYİNE NEDEN ASKERİ GÜCÜNÜ KULLANMALIDIR?
IRAK; Türkiye’nin yarısı kadar büyüklükte bir ülkedir. Yüzölçümü;437.037 km2 dir. Nüfusu da ABD nin Irak’ı işgal etmeden önce 25 milyon civarında bir nüfusu vardı. Nüfusun %16 sı takriben 4 milyonu  kuzeyde yaşayan Kürtlerden meydana gelir.Irak ın kuzeyinde ABD nin himayesinde ve desteğinde özerk bir “Kürt” bölgesi oluştu. Federal bir yapı oluşturulmaya çalışılan Irak ın 18 vilayetinden( sözde, Federal bölgeden) dört adedi Irak’ın  Kuzeyindeki eyaletler olması gerekirken,  Federal Kürt bölgesi bir bütün olarak, Irak ın mevcut anayasasına aykırı olarak üçe bölünmeye çalışılan ülkenin bir parçası yapılmaktadır.  

         Bu bölgede yaşayan Kürtler, iki büyük parti ve/veya aşirete ayrılmıştır. Bunlardan birisi Barzani ve onun partisi ve/veya aşireti, diğeri de Talabani ve onun partisi ve/veya aşireti dir.

            Her iki “Kürt” örgütü; Türkiye için iki büyük tehlikeyi yaratıyor.Bu durum Türkiye için  bir tehdit unsurudur. Bu tehlikelerden birincisi;

Türkiye nin toprak bütünlüğüne yönelik bölücü ve Irkçı terör örgütü (PKK/KADEK )e sağladıkları destek,

İkincisi de; zaman zaman açık ve bazen de  örtülü olarak, Türkiye den toprak talebine varacak boyutta Türkiye yi tehdit etmesidir.

            Bu tehdit; önce niyet beyanı ile ortaya çıktı, sonra bu niyeti düşünceden, eyleme geçirecek, kuvvet yapılanmasına   ve politik söylemlerle tahriklere başladılar. Ayrıca olanakları üstünde  güç yaratıp çatışmayı göze aldıklarını ima ediyorlar.

Bütün bunlar, halihazırda Irak ın  kuzeyindeki her iki “Kürt” partisinin/aşiretinin lider söylemlerinde ve eylemlerinde var olduğunu  görüyoruz. Bütün bu gelişmeler, inanıyorum ki Türkiye için önemli bir fırsatın doğmasına da imkan  sağlayacaklardır.

Çünkü  “Kürt” liderleri çok hata yapıyorlar, işte onların yaptıkları bu hatalar Türkiye  için de  tarihi bir fırsatın doğmasına zemin hazırlamaktadır. Önemli olan zamanı geldiğinde darbenin vurulmasıdır. O zamanı iyi yakalamak ve doğan fırsatı iyi değerlendirmek devlet yönetiminin mahareti olacaktır. 

Bunun örneğini Kıbrıs da gördük. Kıbrıs –Yunan ikilisinin oyunlarını, 1974 yılında Barış Harekatı ile tam zamanında yaptık. Irak’taki gelişmelerde benzer şekilde gelişmektedir.

Bizim için PKK/KADEK gibi bir terör örgütünün ülkemize vereceği zarardan daha büyüğü, Irak’ın kuzeyinde bağımsız bir “Kürt” devletinin kurulması dır. Terör örgütü ile 1984 yılından beri mücadele ediyoruz.Bitirilemedi.Yakında bitirilmesi de olanaklı değildir.Ama Irak ın kuzeyinde kurulacak bir bağımsız Kürt devletinin vereceği zararlar, terör örgütünün ülkemize verdiği ve vereceği zararlardan daha büyük olacaktır. Ordumuzun yürütmekte olduğu hazırlıklar teröristlerle mücadeleden ziyade Irak ın kuzeyinde kurulacak bir “Kürt” devletine karşı alınacak önlemler ve zamanı geldiğinde indirilecek ölümcül darbenin vurulması için fırsatları kollamaktır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu güne kadar aldığı tedbirler Kerkük ün “Kürt” bölgesine katılmasına mani olmuştur. Kerkük aslında bir Türkmen şehridir.TSK nin Irak’a girmesinin sebeplerinden birisi de  hiç şüphesiz Kerkük ün bir oldu bitti ile Sözde “Kürt” bölgesine ilhak edilmesi olacaktır.

Kerkük;Irak’ın kuzeyinde ayni addaki geniş bir ilin adı dır. 19.543 km2 lik yüzölçümü ile Irakın % 5 ne tekabül eder.İşgal öncesi nüfusu 800.000 civarında iken bu gün getirilen Kürt göçmenleri ile 1.500.000 nüfusa ulaşmıştır.Kerkü, Zagros Dağlarının eteklerinde yoğun nüfuslu bir alanda kurulmuştur.Kent İ.Ö.VIIyy da Asur hükümdarı Sardana tarafından kurulmuştur.1380 yılında, Timur tarafından Kerkük ismi verilmiştir.Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Osmanlı İmparatorluğuna geçen kent 1918 yılında elimizden çıkmıştır.460 sene Türk hakimiyetinde kalmıştır. 6 Haziran 1926 yılında Ankara anlaşmasıyla Iraka bırakılmıştır.

Kerkük ün Stratejik önemi;

Irak’ın en büyük petrol üretim ve işleme merkezi olması,

Irakın  tahıl ve sebze üretiminde önemli bir merkez olması,

Tarihi, kültürel ve  bir büyük ticaret merkezi olması,

Türkiye-Yumurtalık boru hattının Irak’daki başlangıç terminali olması,

Ayrıca Suriye nin Banyas limanına açılan petrol boru hattının çıkış terminali olması,

Lübnan da-Trablusşam limanlarına petrol boru hatları ile bağlı olması,

Geniş tarım alanlarına sahip olması ve tarım ürünleri pazarlama merkezi olması,

Yoğun bir Türk nüfusuna sahip olması, dır.

Askeri açıdan Irak derinliklerine açılan stratejik mihverlerin merkezinde olması,bilinen stratejik özellikleridir.Bundan dolayı;Türkiye Kerkük için savaşı göze almak zorundadır.Devlet ilişkilerinde “Ağabeylik” görevi olmaz.Irak’ın kuzeyi için Türkiye ye ağabeylik görev ve misyonu biçmek Türkiye’nin çıkarına değildir.Bu, Türkiye’yi  oyalamak ve yumuşatmak için yerli işbirlikçilerle emperyalistlerin bulduğu bir çözüm yoludur.Türkiye böyle bir hataya düşerse yukarıda belirtilen fırsatı kaçırır.

Kürtlerin  ve onların destekçileri ABD nin amacı;Kerkük’ü Kürtlere vermenin karşılığı olarak Irak’ın kuzeyinden PKK nın tasfiye edilmesi için bir enstrüman olarak elde tutuluyor.

Ama bu kabul edilemez.Çünkü,Birleşmiş Milletler Şartının 4,5,7 nci maddeleri ile 41 ve 42 nci maddeleri ” Topraklarından komşu ülkeye zarar verene ayni şartın 51 nci maddesi ile sıcak takip hakkını verir”.Türkiye nin  bu hakkını bugüne kadar kullanmaması Hükümetin ABD ile yaptığı anlaşma gereğince tek taraflı olarak Irak’a girmeyeceği  hususunda verdiği sözden kaynaklanmaktadır. Hükümetin bu teslimiyetçi tutumu devam ederse Türkiye, Irak daki çıkarlarını koruyamaz. Türkiye daha fazla taviz veremez.

Türk Silahlı Kuvvetleri, son zamanlarda uğradığı “küçültücü” ve “örseleyici” gelişmelere daha fazla duyarsız kalmaya  devam ederse milletimiz buna sebep olanlara ağır bir bedel ödetir.

Komutanlık; Atatürk’ün kurduğu Ordunun yönetiminde ”durumu idare etmek, idare-i maslahatçılıkla  ve içi boş laflarla geçiştirmek, Millete  söz verip, onu yarı yolda bırakmak, edilen yeminlere sadakat göstermemek gibi bir hatayı” asla af etmez.

HEDEF; SAĞDA DİCLE NEHRİ, SOLDA BÜYÜK ZAP SUYU ARASINDAKİ kuzey Irak’ın %20 sini kontrol etmektir. Politik ve askeri gücü, bunu sağlayacak şekilde kullanmaktır.Bunun için sürekli hazırlık seviyesini yüksek tutmak ve Kürtlerin yapacağı bir büyük hatanın karşılığı olarak gereğini zamanında  yapmaktır.

Başarılar dilerim. 14 Kasım 2007 İstanbul

   

 
 SİTE İÇİ ARAMA

SON EKLENEN 5 MAKALE
TÜRKİYE- AVRUPA BİRLİĞİ TARİHÇESİ

KARŞI DEVRİM HAREKETLERİNİN EN ETKİLİSİ ŞEYH SAİD İSYANI

BM VE TBMM DE KABUL EDİLEN İKİ SÖZLEŞMENİN ÜLKEMİZE ETKİLERİ

CUMHURİYETİN 86 NCI YILINDA BAŞINA GELENLER

RİSK VE RİSK YÖNETİMİ

SİTE ANKET
Yeni Sitemizi Nasil Buldunuz?
Çok Iyi
Iyi
Normal
FikrimYok